SAGLIKINGILIZCESI.COM SUNAR!
Diş hekimliği komite notları (İngilizce, Dönem 1): diş anatomisi, ağız histolojisi, dental terminoloji ve temel tıp bilimleri Türkçe açıklamalarıyla, cevaplı komite soruları, koltuk başı İngilizce kalıplar ve arama motoru.
- 10ders ve beceri
- 276terim ve kalıp, Türkçe açıklamalı
- 91komite sorusu, cevaplı
- 14konuşma ve yazma görevi
Diş hekimliği · Dönem 1İngilizce terim + Türkçe açıklama
Kısaca: Bu diş hekimliği komite notları sayfasında Dönem 1 diş anatomisi ve morfolojisi, ağız histolojisi ve dental terminoloji, tıbbi terminoloji, anatomiye giriş, histoloji ve embriyoloji, tıbbi biyoloji ve genetik, tıbbi biyokimya, fizyolojiye giriş notları ile İngilizce konuşma ve yazma kalıpları var. Toplam 276 terim ve kalıp Türkçe açıklamalarıyla, 91 cevaplı komite sorusu ve 14 model cevaplı görev. Aşağıdaki arama motoruna İngilizce ya da Türkçe yaz, istediğin konu hemen önüne gelsin.
Sonuç yok. Daha kısa bir kelimeyle ya da İngilizce/Türkçe karşılığıyla dene; ders ve tür filtrelerini “Tüm dersler” ve “Her şey”e al.
Diş Anatomisi ve MorfolojisiDental Anatomy and Morphology
Diş hekimliği Dönem 1 diş anatomisi ve morfolojisi notları: FDI, Universal ve Palmer numaralama, diş dokuları, yüzeyler, diş grupları, sürme zamanları ve okluzyon. İngilizce terimler, komite soruları ve cevapları.
Dişlenmeler ve numaralama
Primary and permanent dentitionSüt ve daimi dişlenme
Süt dişlenmesinde 20, daimi dişlenmede 32 diş bulunur. Her çeyrekte süt dişlerinde 2 kesici, 1 kanin ve 2 molar; daimi dişlerde 2 kesici, 1 kanin, 2 premolar ve 3 molar vardır. Süt dişlenmesinde premolar yoktur.
The permanent dentition consists of 32 teeth.
FDI two-digit systemFDI iki rakamlı sistem
İlk rakam çeyreği, ikinci rakam dişin orta hattan sırasını gösterir. Daimi dişlerde çeyrekler 1 (sağ üst), 2 (sol üst), 3 (sol alt), 4 (sağ alt); süt dişlerinde 5–8'dir. Örnek: 11 sağ üst santral kesici, 36 sol alt birinci büyük azı, 85 sağ alt ikinci süt azısıdır.
In the FDI system, tooth 36 is the mandibular left first molar.
İpucu: Çeyrekler hastanın sağ üstünden başlayıp saat yönünde ilerler.
Universal numbering systemUniversal numaralama sistemi
ABD'de kullanılır. Daimi dişler sağ üst üçüncü molardan (1) başlayıp sol üste (16), sol alttan (17) sağ alt üçüncü molara (32) kadar numaralanır. Süt dişleri A'dan T'ye harflerle gösterilir. Örnek: 8 sağ üst santral kesicidir (FDI 11).
In the Universal system, tooth number 8 is the maxillary right central incisor.
Palmer notationPalmer gösterimi
Her çeyrek dik açılı bir sembolle gösterilir; daimi dişler 1–8 rakamlarıyla, süt dişleri A–E harfleriyle yazılır. Özellikle İngiltere'de ve ortodontide kullanılır.
Palmer notation uses a quadrant symbol with numbers from 1 to 8.
Eruption timesSürme zamanları
İlk süt dişleri genellikle 6–10. aylarda (alt santral kesiciler) sürer; süt dişlenmesi yaklaşık 2,5–3 yaşında tamamlanır. İlk daimi diş yaklaşık 6 yaşında süren alt birinci büyük azıdır (“altı yaş dişi”). Karma dişlenme dönemi yaklaşık 6–12 yaş arasıdır.
The mandibular first permanent molar erupts at around six years of age.
Dişin yapısı ve dokuları
Parts of a toothDişin bölümleri
Kron (ağızda görünen kısım), kök (alveol kemiği içindeki kısım) ve ikisini ayıran servikal bölge (mine-sement sınırı, CEJ). Kök ucuna apeks, damar ve sinirlerin girdiği deliğe apikal foramen denir.
The cementoenamel junction separates the crown from the root.
EnamelMine
Vücudun en sert dokusudur; yaklaşık %96'sı inorganik (hidroksiapatit) yapıdadır. Ameloblastlar tarafından yapılır, ektoderm kökenlidir ve diş sürdükten sonra kendini yenileyemez.
Enamel is the hardest tissue in the human body.
DentineDentin
Dişin büyük kısmını oluşturur; odontoblastlar tarafından yapılır ve odontoblast uzantılarını içeren dentin tübüllerine sahiptir. Mineden yumuşaktır, uyarılara duyarlıdır ve yapımı yaşam boyu sürer.
Dentine contains dentinal tubules with odontoblastic processes.
Dental pulpPulpa
Dişin ortasındaki pulpa odasını ve kök kanallarını dolduran, damar ve sinirden zengin gevşek bağ dokusudur. Dentini yapan odontoblastlar pulpanın en dış tabakasında yer alır.
The dental pulp contains blood vessels and nerves.
CementumSement
Kök yüzeyini örten, kemiğe benzer mineralize dokudur; sementoblastlar tarafından yapılır. Periodontal ligament lifleri (Sharpey lifleri) semente tutunur.
Cementum covers the root surface of the tooth.
Periodontal ligamentPeriodontal ligament
Kök sementini alveol kemiğine bağlayan bağ dokusudur; dişin yuvasında tutunmasını sağlar ve çiğneme kuvvetlerini sönümler.
The periodontal ligament attaches the tooth to the alveolar bone.
Diş yüzeyleri ve terimler
Tooth surfacesDiş yüzeyleri
Mezial: orta hatta bakan yüz. Distal: orta hattan uzak yüz. Bukkal ya da labial (fasiyal): yanağa ya da dudağa bakan yüz. Lingual: dile bakan yüz (üst çenede palatinal). Okluzal: arka dişlerin çiğneme yüzü; insizal: ön dişlerin kesici kenarı.
The mesial surface faces towards the midline of the dental arch.
İpucu: Üst çenede lingual yerine palatinal de denir.
Proximal surfaces and contact areasProksimal yüzeyler ve temas noktaları
Komşu dişlere bakan mezial ve distal yüzeylere proksimal yüzeyler denir. Komşu dişlerin değdiği bölge temas noktasıdır; altındaki boşlukta interdental papilla bulunur.
Proximal surfaces are the mesial and distal surfaces of a tooth.
Cusps, ridges and fossaeTüberküller, sırtlar ve çukurlar
Tüberkül (cusp) çiğneme yüzeyindeki çıkıntıdır; sırtlar (ridge) tüberkülleri birleştirir, çukurlar (fossa) ve oluklar (groove) aralarındaki girintilerdir. Tüberküllerin sayısı ve dizilişi dişleri tanımada kullanılır.
Molars have several cusps on their occlusal surface.
Diş grupları
IncisorsKesici dişler
Isırma ve kesme görevi yapar. Üst santral kesici, kesici dişlerin en genişidir; alt santral kesici ağızdaki en küçük daimi diştir.
The mandibular central incisor is the smallest permanent tooth.
CaninesKöpek dişleri (kaninler)
Tek tüberküllü, tek köklüdür ve yırtma işlevi görür. Üst kanin ağızdaki en uzun köke sahip diştir ve dental arkın köşesinde yer alır.
The maxillary canine has the longest root in the dentition.
PremolarsKüçük azılar (premolarlar)
Yalnızca daimi dişlenmede bulunur. Genellikle bir bukkal ve bir lingual tüberkülü vardır. Üst birinci premolar çoğunlukla iki köklüdür; diğer premolarlar genellikle tek köklüdür.
The maxillary first premolar usually has two roots.
MolarsBüyük azılar (molarlar)
Öğütme işlevi görür. Üst molarlar genellikle üç köklüdür (iki bukkal, bir palatinal); alt molarlar iki köklüdür (mezial ve distal). Üçüncü molarlar (yirmi yaş dişleri) en değişken dişlerdir.
Mandibular molars usually have two roots: mesial and distal.
Cusp of CarabelliCarabelli tüberkülü
Üst birinci moların meziopalatinal tüberkülünün palatinal yüzünde bulunan ek tüberküldür; boyutu kişiden kişiye değişir.
The cusp of Carabelli is found on the maxillary first molar.
Primary versus permanent teethSüt ve daimi dişlerin farkları
Süt dişleri daha küçük ve daha beyazdır; mine ve dentin tabakaları incedir, pulpa odası görece büyüktür, süt azılarının kökleri ince ve daha ayrıktır. Bu yüzden çürük süt dişlerinde pulpaya daha hızlı ulaşır.
Primary teeth have thinner enamel and relatively larger pulp chambers.
Okluzyon
Angle classificationAngle sınıflaması
Üst birinci moların meziobukkal tüberkülü ile alt birinci moların bukkal oluğu arasındaki ilişkiye göre yapılır. Sınıf I: tüberkül bukkal oluğa oturur (nötral). Sınıf II: alt birinci molar daha distaldedir. Sınıf III: alt birinci molar daha mezialdedir.
In Angle Class I, the mesiobuccal cusp of the maxillary first molar occludes in the buccal groove of the mandibular first molar.
Overjet and overbiteOverjet ve overbite
Overjet üst kesicilerin alt kesicilerin önüne yatay taşma miktarıdır. Overbite üst kesicilerin alt kesicileri dikey olarak örtme miktarıdır. Normal değerler yaklaşık 2–3 mm'dir.
Overjet is the horizontal overlap of the incisors, whereas overbite is the vertical overlap.
Komitede sık karıştırılanlar
| Kavram | Karıştırılan | Fark |
|---|---|---|
| Mezial | Distal | Mezial yüz dental arkın orta hattına, distal yüz orta hattan uzağa bakar. |
| Bukkal / labial | Lingual / palatinal | Bukkal ve labial yanak ya da dudağa bakar; lingual dile, üst çenede palatinal damağa bakar. |
| Overjet | Overbite | Overjet kesiciler arasındaki yatay, overbite dikey örtüşmedir. |
| FDI sistemi | Universal sistem | FDI'da iki rakam kullanılır (çeyrek + diş: 11, 36). Universal'da daimi dişler 1–32, süt dişleri A–T ile gösterilir. |
| Süt dişlenmesi | Daimi dişlenme | Süt dişlenmesinde 20 diş vardır ve premolar yoktur; daimi dişlenmede 32 diş vardır. |
Diş Anatomisi ve Morfolojisi: komite soruları ve cevapları
Bir şıkka tıkla; doğru cevap ve Türkçe açıklaması açılır.
Soru 1. In the FDI system, tooth 36 is the:
- maxillary left first molar
- mandibular left first molar
- mandibular right first molar
- maxillary right first premolar
- mandibular left canine
Cevabı göster
Doğru cevap: B) mandibular left first molar
3 = sol alt çeyrek, 6 = orta hattan altıncı diş (birinci büyük azı).Soru 2. How many teeth are there in the primary dentition?
- 16
- 20
- 24
- 28
- 32
Cevabı göster
Doğru cevap: B) 20
Süt dişlenmesinde her çeyrekte 5, toplam 20 diş vardır.Soru 3. The tooth surface facing the tongue is the:
- buccal surface
- labial surface
- lingual surface
- mesial surface
- occlusal surface
Cevabı göster
Doğru cevap: C) lingual surface
Lingual yüz dile bakar; üst çenede palatinal de denir.Soru 4. The hardest tissue in the human body is:
- bone
- dentine
- cementum
- enamel
- cartilage
Cevabı göster
Doğru cevap: D) enamel
Mine yaklaşık %96 inorganik içeriğiyle vücudun en sert dokusudur.Soru 5. The first permanent tooth to erupt is usually the:
- maxillary central incisor
- mandibular first molar
- maxillary canine
- mandibular second premolar
- maxillary third molar
Cevabı göster
Doğru cevap: B) mandibular first molar
Alt birinci büyük azı yaklaşık 6 yaşında sürer; “altı yaş dişi” olarak bilinir.Soru 6. The cusp of Carabelli is found on the:
- mandibular first molar
- maxillary first premolar
- maxillary first molar
- mandibular canine
- maxillary lateral incisor
Cevabı göster
Doğru cevap: C) maxillary first molar
Carabelli tüberkülü üst birinci moların meziopalatinal tüberkülünde bulunur.Soru 7. How many roots does a maxillary first molar usually have?
- One
- Two
- Three
- Four
- Five
Cevabı göster
Doğru cevap: C) Three
Üst molarlar genellikle üç köklüdür: meziobukkal, distobukkal ve palatinal.Soru 8. In the Universal system, tooth number 8 is the:
- maxillary right central incisor
- maxillary left central incisor
- mandibular right central incisor
- maxillary right canine
- maxillary right third molar
Cevabı göster
Doğru cevap: A) maxillary right central incisor
Numaralama sağ üst üçüncü molardan (1) başlar; 8 sağ üst santral kesicidir.Soru 9. Which tissue covers the root surface?
- Enamel
- Cementum
- Pulp
- Gingiva
- Dentine only
Cevabı göster
Doğru cevap: B) Cementum
Kök yüzeyini sement örter; kronu mine örter.Soru 10. Which tooth has the longest root?
- Maxillary central incisor
- Mandibular first molar
- Maxillary canine
- Mandibular canine
- Maxillary first premolar
Cevabı göster
Doğru cevap: C) Maxillary canine
Üst kanin ağızdaki en uzun köke sahip diştir.Soru 11. Which teeth are absent in the primary dentition?
- Incisors
- Canines
- Premolars
- Molars
- Central incisors
Cevabı göster
Doğru cevap: C) Premolars
Premolarlar yalnızca daimi dişlenmede bulunur; süt azılarının yerine sürerler.Soru 12. Overbite is defined as the:
- horizontal overlap of the incisors
- vertical overlap of the incisors
- space between two teeth
- contact between molars
- tilt of the molars
Cevabı göster
Doğru cevap: B) vertical overlap of the incisors
Overbite dikey, overjet yatay örtüşmedir.
Diş anatomisi için İngilizce kalıplar
| Kalıp | Türkçesi | Örnek cümle |
|---|---|---|
| Tooth X is located in the Y quadrant. | X dişi Y çeyreğinde yer alır. | Tooth 26 is located in the upper left quadrant. |
| The X surface faces Y. | X yüzeyi Y'ye bakar. | The buccal surface faces the cheek. |
| X usually has N roots. | X'in genellikle N kökü vardır. | The maxillary first molar usually has three roots. |
| X erupts at around N years of age. | X yaklaşık N yaşında sürer. | The mandibular first molar erupts at around six years of age. |
| Compared with X, Y … | X ile karşılaştırıldığında Y … | Compared with permanent teeth, primary teeth have thinner enamel. |
| X can be identified by Y. | X, Y sayesinde tanınabilir. | The maxillary first molar can be identified by the cusp of Carabelli. |
Ağız Histolojisi ve Dental TerminolojiOral Histology and Dental Terminology
Diş hekimliği Dönem 1 ağız histolojisi ve dental terminoloji notları: diş gelişimi, mine ve dentin yapımı, pulpa, sement ve periodontal ligament, ağız mukozası, tükürük bezleri ve klinikte en sık kullanılan İngilizce dental terimler.
Diş gelişimi
Stages of tooth developmentDiş gelişiminin evreleri
Dental laminadan başlayarak tomurcuk (bud), şapka (cap) ve çan (bell) evreleri izlenir. Çan evresinde ameloblast ve odontoblastlar farklılaşır; ardından mine ve dentin yapımı (apozisyon) başlar.
Tooth development progresses through the bud, cap and bell stages.
Components of the tooth germDiş germinin bileşenleri
Mine organı (ektoderm) mineyi yapar. Dental papilla (nöral krest kökenli ektomezenkim) dentin ve pulpayı oluşturur. Dental folikül sement, periodontal ligament ve alveol kemiğini oluşturur.
The dental papilla gives rise to the dentine and pulp.
Hertwig's epithelial root sheathHertwig epitel kök kını
Kök oluşumunu yönlendiren, iç ve dış mine epitelinden oluşan yapıdır. Parçalandıktan sonra periodontal ligamentte kalan artıklarına Malassez epitel artıkları denir.
Remnants of Hertwig's epithelial root sheath are called the epithelial rests of Malassez.
Diş dokularının histolojisi
AmelogenesisAmelogenez
Mine yapımıdır; ameloblastlar Tomes uzantıları aracılığıyla mine prizmalarını (rod) oluşturur. Retzius çizgileri büyüme hatlarıdır; doğum sırasında oluşan belirgin çizgiye neonatal çizgi denir.
Ameloblasts form enamel rods through their Tomes' processes.
Primary, secondary and tertiary dentinePrimer, sekonder ve tersiyer dentin
Primer dentin diş sürmeden önce, sekonder dentin kök tamamlandıktan sonra yaşam boyu yavaşça yapılır. Tersiyer (reaktif ya da reparatif) dentin çürük, aşınma ya da travma gibi uyaranlara yanıt olarak yerel olarak oluşur.
Tertiary dentine forms in response to stimuli such as caries or attrition.
Dentinal tubulesDentin tübülleri
Pulpadan mine-dentin sınırına uzanan, odontoblast uzantılarını ve dentin sıvısını içeren kanallardır. Tübülleri çevreleyen dentine peritübüler, aralarındaki dentine intertübüler dentin denir.
Dentinal tubules explain why exposed dentine is sensitive.
Zones of the pulpPulpanın bölgeleri
Dıştan içe: odontoblast tabakası, hücreden fakir bölge (Weil bölgesi), hücreden zengin bölge ve pulpa merkezi (damar ve sinirler).
The odontoblastic layer is the outermost zone of the dental pulp.
Acellular and cellular cementumHücresiz ve hücreli sement
Hücresiz (primer) sement kökün koronal üçte ikisini örter ve dişin tutunmasında önemlidir. Hücreli (sekonder) sement daha çok apikal üçte birde ve furkasyon bölgesinde bulunur ve sementosit içerir.
Cellular cementum is found mainly in the apical third of the root.
Principal fibres of the periodontal ligamentPeriodontal ligamentin ana lifleri
Alveolar kret, horizontal, oblik, apikal ve interradiküler lif grupları vardır. Oblik lifler en çok bulunan gruptur ve çiğneme kuvvetlerini karşılar. Liflerin kemik ve semente gömülen uçlarına Sharpey lifleri denir.
Oblique fibres are the most numerous group of periodontal ligament fibres.
Ağız mukozası ve tükürük bezleri
Types of oral mucosaAğız mukozası tipleri
Çiğneme mukozası (dişeti, sert damak) keratinizedir. Örtü mukozası (yanak, dudak iç yüzü, ağız tabanı) keratinize değildir. Özelleşmiş mukoza dil sırtında papillaları taşır.
The gingiva and hard palate are covered by keratinised masticatory mucosa.
GingivaDişeti
Serbest dişeti dişi yakadan sarar ve diş ile arasında dişeti oluğu (sulkus) bulunur; sağlıklı sulkus derinliği yaklaşık 1–3 mm'dir. Yapışık dişeti alttaki kemiğe sıkıca tutunur. Bağlantı (junctional) epiteli dişetini diş yüzeyine bağlar.
The junctional epithelium attaches the gingiva to the tooth surface.
Lingual papillaeDil papillaları
Filiform papillalar en çok bulunan papillalardır ve tat tomurcuğu içermez. Fungiform papillalar dilin ucunda ve kenarlarındadır. Sirkumvallat papillalar sulkus terminalisin önünde V şeklinde dizilir, çok sayıda tat tomurcuğu içerir ve von Ebner bezleriyle ilişkilidir. Foliat papillalar dilin arka kenarındadır.
Filiform papillae are the most numerous papillae and do not contain taste buds.
Major salivary glandsBüyük tükürük bezleri
Parotis bezi saf seröz salgı yapar; kanalı (Stensen kanalı) üst ikinci büyük azı karşısında yanak mukozasına açılır. Submandibular bez karışık, çoğunlukla seröz salgı yapar (Wharton kanalı). Sublingual bez karışık, çoğunlukla müköz salgı yapar.
The parotid gland produces a purely serous secretion.
Klinik dental terminoloji
Dental cariesDiş çürüğü
Plaktaki bakterilerin (özellikle Streptococcus mutans) şekerleri fermente ederek ürettiği asitlerin mine ve dentini demineralize etmesidir.
Dental caries is caused by acids produced by plaque bacteria.
Plaque and calculusPlak ve diş taşı
Plak diş yüzeyine yapışan yumuşak bir bakteri biyofilmidir ve fırçalamayla uzaklaştırılabilir. Diş taşı (kalkulus, tartar) mineralize olmuş plaktır ve ancak profesyonel temizlikle (detertraj) kaldırılabilir.
Calculus is mineralised dental plaque.
Gingivitis and periodontitisGingivitis ve periodontitis
Gingivitis yalnızca dişetinin iltihabıdır; kanama ve kızarıklık görülür ve tedaviyle geri dönüşlüdür. Periodontitiste iltihap destek dokulara yayılır; ataşman ve kemik kaybı, cep oluşumu ve diş sallanması görülür.
Periodontitis involves loss of attachment and alveolar bone.
PulpitisPulpitis
Pulpanın iltihabıdır. Geri dönüşlü pulpitiste uyaranla başlayan kısa süreli ağrı vardır; geri dönüşsüz pulpitiste kendiliğinden başlayan ve uzun süren ağrı olur ve genellikle kanal tedavisi gerekir.
Irreversible pulpitis usually requires root canal treatment.
Restoration (filling)Restorasyon (dolgu)
Çürük ya da kırık nedeniyle kaybedilen diş dokusunun kompozit, amalgam ya da cam iyonomer gibi materyallerle yerine konmasıdır.
The decayed tissue is removed and the tooth is restored with a composite filling.
Root canal treatmentKanal tedavisi
Endodontik tedavidir: iltihaplı ya da nekrotik pulpa çıkarılır, kanallar şekillendirilip dezenfekte edilir ve doldurulur.
Root canal treatment removes the infected pulp and seals the canals.
Crown, bridge, denture and implantKuron, köprü, protez ve implant
Kuron dişin üzerini tamamen örten sabit restorasyondur. Köprü eksik dişi komşu dişlerden destek alarak yerine koyar. Hareketli protez çıkarılıp takılabilir; implant çene kemiğine yerleştirilen yapay köktür (genellikle titanyum).
A dental implant is an artificial root placed in the jawbone.
Extraction, scaling and root planingDiş çekimi, detertraj ve kök yüzeyi düzleştirme
Diş çekimi (ekstraksiyon) dişin yuvasından çıkarılmasıdır. Detertraj (scaling) diş taşının temizlenmesi, kök yüzeyi düzleştirme (root planing) kök yüzeyinin pürüzsüzleştirilmesidir.
Scaling and root planing are used to treat periodontitis.
Malocclusion and orthodonticsMalokluzyon ve ortodonti
Malokluzyon dişlerin ve çenelerin normal kapanış ilişkisinden sapmasıdır. Ortodonti bu bozuklukları sabit ya da hareketli apareylerle düzelten uzmanlık dalıdır.
Orthodontics is the branch of dentistry that corrects malocclusion.
Komitede sık karıştırılanlar
| Kavram | Karıştırılan | Fark |
|---|---|---|
| Mine | Dentin | Mine ameloblastlarca yapılır, ektoderm kökenlidir ve yenilenmez. Dentin odontoblastlarca yapılır, tübüllüdür, duyarlıdır ve yaşam boyu yapılır. |
| Hücresiz sement | Hücreli sement | Hücresiz sement kökün koronal üçte ikisinde, hücreli sement apikal üçte birde ve furkasyonda bulunur. |
| Plak | Diş taşı | Plak yumuşak bakteri biyofilmidir ve fırçayla çıkar; diş taşı mineralize plaktır ve profesyonel temizlik gerektirir. |
| Gingivitis | Periodontitis | Gingivitiste yalnızca dişeti iltihaplıdır ve kayıp yoktur; periodontitiste ataşman ve kemik kaybı vardır. |
| Parotis | Submandibular ve sublingual | Parotis saf seröz, submandibular çoğunlukla seröz karışık, sublingual çoğunlukla müköz karışık salgı yapar. |
Ağız Histolojisi ve Dental Terminoloji: komite soruları ve cevapları
Bir şıkka tıkla; doğru cevap ve Türkçe açıklaması açılır.
Soru 1. Dentine is produced by:
- ameloblasts
- odontoblasts
- cementoblasts
- fibroblasts
- osteoblasts
Cevabı göster
Doğru cevap: B) odontoblasts
Dentini pulpanın dış tabakasındaki odontoblastlar yapar.Soru 2. The dental papilla gives rise to the:
- enamel
- dentine and pulp
- cementum
- periodontal ligament
- alveolar bone
Cevabı göster
Doğru cevap: B) dentine and pulp
Dental papilla dentin ve pulpayı; dental folikül sement, PDL ve alveol kemiğini oluşturur.Soru 3. Remnants of Hertwig's epithelial root sheath are called:
- rests of Serres
- epithelial rests of Malassez
- Sharpey's fibres
- lines of Retzius
- Tomes' processes
Cevabı göster
Doğru cevap: B) epithelial rests of Malassez
HERS artıkları periodontal ligamentte Malassez epitel artıkları olarak kalır.Soru 4. The most numerous group of periodontal ligament fibres is the:
- alveolar crest group
- horizontal group
- oblique group
- apical group
- interradicular group
Cevabı göster
Doğru cevap: C) oblique group
Oblik lifler en kalabalık gruptur ve çiğneme kuvvetlerini kemiğe aktarır.Soru 5. Which lingual papillae do NOT contain taste buds?
- Fungiform
- Circumvallate
- Foliate
- Filiform
- All of them contain taste buds
Cevabı göster
Doğru cevap: D) Filiform
Filiform papillalar mekanik görevlidir ve tat tomurcuğu içermez.Soru 6. The parotid duct opens opposite the:
- mandibular first molar
- maxillary second molar
- maxillary central incisor
- mandibular canine
- floor of the mouth
Cevabı göster
Doğru cevap: B) maxillary second molar
Stensen kanalı üst ikinci büyük azı hizasında yanak mukozasına açılır.Soru 7. Which major salivary gland produces a purely serous secretion?
- Sublingual
- Submandibular
- Parotid
- Labial glands
- Palatine glands
Cevabı göster
Doğru cevap: C) Parotid
Parotis bezi saf seröz salgı yapar.Soru 8. Tertiary dentine forms:
- before eruption
- throughout life at a slow rate
- in response to stimuli such as caries
- only in primary teeth
- only in the root
Cevabı göster
Doğru cevap: C) in response to stimuli such as caries
Tersiyer dentin çürük, aşınma ve travma gibi uyaranlara yanıt olarak yerel olarak yapılır.Soru 9. Mineralised dental plaque is called:
- caries
- calculus
- pellicle
- biofilm
- materia alba
Cevabı göster
Doğru cevap: B) calculus
Plak mineralize olunca diş taşı (kalkulus) oluşur.Soru 10. Inflammation of the gingiva without loss of attachment is:
- periodontitis
- gingivitis
- pulpitis
- pericoronitis
- stomatitis
Cevabı göster
Doğru cevap: B) gingivitis
Gingivitis yalnızca dişetini tutar ve geri dönüşlüdür.Soru 11. Lines of Retzius are found in:
- dentine
- enamel
- cementum
- pulp
- alveolar bone
Cevabı göster
Doğru cevap: B) enamel
Retzius çizgileri minedeki büyüme hatlarıdır.
Ağız histolojisi için İngilizce kalıplar
| Kalıp | Türkçesi | Örnek cümle |
|---|---|---|
| X is formed by Y cells. | X, Y hücreleri tarafından oluşturulur. | Enamel is formed by ameloblasts. |
| X gives rise to Y. | X, Y'yi oluşturur. | The dental follicle gives rise to the cementum and periodontal ligament. |
| X is caused by Y. | X'e Y neden olur. | Dental caries is caused by bacterial acids. |
| X is indicated when Y. | Y durumunda X endikedir. | Root canal treatment is indicated when the pulp is irreversibly inflamed. |
| I'm going to + verb … | (Hastaya) … yapacağım. | I'm going to clean your teeth and remove the calculus. |
| You may feel some pressure. | Biraz baskı hissedebilirsiniz. | You may feel some pressure during the extraction, but it shouldn't hurt. |
Tıbbi TerminolojiMedical Terminology
İngilizce tıbbi terminoloji: en sık kullanılan ön ekler, son ekler, kelime kökleri ve klinik kısaltmalar. Her biri Türkçe anlamı, örnek kelimeleri ve İngilizce örnek cümlesiyle; komite soruları ve cevaplarıyla.
Ön ekler (prefixes)
a- / an-olmayan, yokluk
Yokluk bildirir: apne (solunumun durması), anemi (kan eksikliği), anoreksi (iştahsızlık).
Apnoea means the temporary absence of breathing.
brady- / tachy-yavaş / hızlı
Bradikardi kalp hızının yavaş (<60/dk), taşikardi hızlı (>100/dk) olmasıdır; bradipne ve takipne solunum hızı için kullanılır.
Tachycardia is a heart rate above 100 beats per minute.
dys-bozuk, güç
Zorluk ya da bozukluk bildirir: dispne (nefes darlığı), disfaji (yutma güçlüğü), dispepsi (hazımsızlık).
Dysphagia means difficulty in swallowing.
hyper- / hypo-yüksek / düşük
Normalin üstü ve altı: hipertansiyon ve hipotansiyon, hiperglisemi ve hipoglisemi, hipertiroidi ve hipotiroidi.
Hypoglycaemia refers to an abnormally low blood glucose level.
inter- / intra-arasında / içinde
İnterkostal kaburgalar arası, intravenöz damar içi, intramüsküler kas içi, intrakraniyal kafa içi anlamına gelir.
Intravenous means within a vein.
peri- / endo- / epi-çevresinde / içinde / üstünde
Perikard kalbi çevreleyen zar, endokard kalbin iç yüzü, epidermis derinin en üst tabakasıdır.
The pericardium is the membrane surrounding the heart.
poly- / olig-çok / az
Poliüri çok idrar, oligüri az idrar, polidipsi çok su içme anlamına gelir.
Polyuria means the production of an abnormally large volume of urine.
hemi- / bi- / quadri-yarım / iki / dört
Hemipleji vücudun bir yarısının felci, bilateral iki taraflı, kuadripleji dört uzvun felcidir.
Hemiplegia is paralysis of one side of the body.
Son ekler (suffixes)
-itisiltihap
Bir organın iltihabını bildirir: apandisit, gastrit, hepatit, artrit, gingivit.
Hepatitis means inflammation of the liver.
-ectomycerrahi çıkarma
Bir organın ya da dokunun cerrahi olarak çıkarılmasıdır: apendektomi, kolesistektomi, tonsillektomi.
Appendectomy is the surgical removal of the appendix.
-otomykesi
Cerrahi kesi yapmayı bildirir: trakeotomi (trakeaya kesi), laparotomi (karın duvarına kesi).
A laparotomy is a surgical incision into the abdominal cavity.
-ostomyağızlaştırma (açıklık oluşturma)
Kalıcı ya da geçici bir açıklık oluşturmayı bildirir: kolostomi, trakeostomi, gastrostomi.
A colostomy creates an opening from the colon to the surface of the abdomen.
İpucu: -tomi kesi, -stomi açıklık, -ektomi çıkarma.
-algia / -dyniaağrı
Ağrı bildirir: miyalji (kas ağrısı), artralji (eklem ağrısı), nevralji (sinir ağrısı).
Myalgia means muscle pain.
-aemia / -emiakanda bir durum
Kanla ilgili bir durumu bildirir: anemi, lösemi, hiperkalemi (kanda yüksek potasyum), bakteriyemi.
Hyperkalaemia refers to a high potassium level in the blood.
-scopy / -graphy / -gramgözle inceleme / kayıt işlemi / kayıt
-skopi bir aletle içini gözle inceleme (endoskopi, kolonoskopi), -grafi kayıt alma işlemi (radyografi), -gram elde edilen kayıt (elektrokardiyogram) anlamına gelir.
An electrocardiogram is a recording of the electrical activity of the heart.
-plastycerrahi onarım
Bir yapının cerrahi olarak onarılması ya da yeniden şekillendirilmesidir: rinoplasti, anjiyoplasti.
Angioplasty is a procedure to widen a narrowed blood vessel.
-megalybüyüme
Bir organın büyümesini bildirir: hepatomegali, splenomegali, kardiyomegali.
Hepatomegaly means enlargement of the liver.
-penia / -cytosisazlık / artış
-peni hücre sayısının azlığı (lökopeni, trombositopeni), -sitoz artışı (lökositoz) anlamına gelir.
Thrombocytopenia is a low platelet count.
-oma / -osistümör / anormal durum
-oma tümör (lipom, karsinom), -oz anormal durum ya da süreç (fibroz, nekroz, osteoporoz) bildirir.
Osteoporosis is a condition characterised by reduced bone density.
-plegia / -paresisfelç / güçsüzlük
-pleji tam felç (parapleji: vücudun alt yarısının felci), -parezi kısmi güçsüzlük (hemiparezi) anlamına gelir.
Paraplegia is paralysis of the lower half of the body.
Kelime kökleri (roots)
cardi/okalp
Kardiyoloji, kardiyomiyopati, taşikardi.
Cardiology is the study of the heart and its diseases.
gastr/o, hepat/o, enter/omide, karaciğer, bağırsak
Gastroskopi, hepatit, gastroenterit.
Gastroenteritis is inflammation of the stomach and intestines.
nephr/o, ren/o, cyst/oböbrek, idrar kesesi
Nefrit, renal, sistit.
Nephritis means inflammation of the kidney.
neur/o, encephal/o, myel/osinir, beyin, omurilik ya da kemik iliği
Nöropati, ensefalit, miyelit.
Encephalitis is inflammation of the brain.
oste/o, arthr/o, my/okemik, eklem, kas
Osteoporoz, artrit, miyozit.
Arthritis is inflammation of a joint.
pulmon/o, pneum/o, bronch/oakciğer, bronş
Pulmoner, pnömoni, bronşit.
Pneumonia is an infection of the lungs.
derm/o, haem/o, angi/oderi, kan, damar
Dermatit, hemoliz, anjiyografi.
Haemolysis is the destruction of red blood cells.
dent/o, odont/o, stomat/o, gloss/odiş, ağız, dil
Dental, ortodonti, stomatit, glossit; diş hekimliği terminolojisinin temel kökleridir.
Stomatitis is inflammation of the mouth.
Klinik kısaltmalar
BP, HR, RR, SpO₂, Tvital bulgu kısaltmaları
BP kan basıncı, HR kalp hızı, RR solunum hızı, SpO₂ periferik oksijen satürasyonu, T vücut sıcaklığıdır.
The patient's BP is 120/80 mmHg and HR is 72 beats per minute.
PO, IV, IM, SCuygulama yolları
PO ağızdan, IV damar içi, IM kas içi, SC deri altı (subkütan) uygulama demektir.
The antibiotic is given IV every eight hours.
b.i.d., t.i.d., q.i.d., PRN, STAT, NPOsıklık ve talimatlar
b.i.d. günde iki, t.i.d. günde üç, q.i.d. günde dört kez; PRN gerektiğinde, STAT hemen, NPO ağızdan hiçbir şey verilmez anlamına gelir.
The patient is NPO after midnight before surgery.
Komitede sık karıştırılanlar
| Kavram | Karıştırılan | Fark |
|---|---|---|
| -ectomy | -otomy ve -ostomy | -ectomy çıkarma (apendektomi), -otomy kesi (laparotomi), -ostomy kalıcı ya da geçici açıklık oluşturma (kolostomi) demektir. |
| hyper- | hypo- | hyper- normalin üstü (hiperglisemi), hypo- normalin altı (hipoglisemi) anlamına gelir. |
| inter- | intra- | inter- iki yapı arasında (interkostal), intra- bir yapının içinde (intravenöz) demektir. |
| -scopy | -graphy ve -gram | -scopy gözle inceleme işlemi, -graphy kayıt alma işlemi, -gram elde edilen kayıttır. |
| Ileum | Ilium | Ileum ince bağırsağın son bölümüdür; ilium kalça kemiğinin bir parçasıdır. |
Tıbbi Terminoloji: komite soruları ve cevapları
Bir şıkka tıkla; doğru cevap ve Türkçe açıklaması açılır.
Soru 1. “Hepatomegaly” means:
- inflammation of the liver
- enlargement of the liver
- removal of the liver
- pain in the liver
- a tumour of the liver
Cevabı göster
Doğru cevap: B) enlargement of the liver
hepat/o = karaciğer, -megaly = büyüme.Soru 2. The surgical removal of the appendix is called:
- appendicitis
- appendectomy
- appendotomy
- appendostomy
- appendoplasty
Cevabı göster
Doğru cevap: B) appendectomy
-ectomy cerrahi çıkarma demektir.Soru 3. Tachycardia refers to:
- a slow heart rate
- a fast heart rate
- an irregular breathing pattern
- low blood pressure
- chest pain
Cevabı göster
Doğru cevap: B) a fast heart rate
tachy- = hızlı, cardi/o = kalp; kalp hızının 100/dk'nın üzerinde olması.Soru 4. “Dyspnoea” means:
- difficult breathing
- absence of breathing
- fast breathing
- coughing up blood
- painful swallowing
Cevabı göster
Doğru cevap: A) difficult breathing
dys- = güç, -pnoea = solunum; nefes darlığı.Soru 5. A surgical incision into the trachea is a:
- tracheostomy
- tracheotomy
- tracheectomy
- tracheoplasty
- tracheoscopy
Cevabı göster
Doğru cevap: B) tracheotomy
-otomy kesi demektir; -ostomy kalıcı açıklık oluşturmadır.Soru 6. Inflammation of the kidney is called:
- nephrosis
- nephritis
- nephrectomy
- nephralgia
- nephroma
Cevabı göster
Doğru cevap: B) nephritis
nephr/o = böbrek, -itis = iltihap.Soru 7. “NPO” means:
- take by mouth
- nothing by mouth
- as needed
- immediately
- twice a day
Cevabı göster
Doğru cevap: B) nothing by mouth
NPO, Latince nil per os: ağızdan hiçbir şey verilmez.Soru 8. Leukopenia is:
- an increased white cell count
- a decreased white cell count
- a decreased red cell count
- a tumour of white cells
- inflammation of the skin
Cevabı göster
Doğru cevap: B) a decreased white cell count
leuk/o = beyaz, -penia = azlık.Soru 9. Which term refers to part of the small intestine?
- Ilium
- Ileum
- Ischium
- Pubis
- Sacrum
Cevabı göster
Doğru cevap: B) Ileum
Ileum ince bağırsağın son bölümüdür; ilium kalça kemiğidir.Soru 10. “Intramuscular” means:
- between muscles
- within a muscle
- under the skin
- within a vein
- around a muscle
Cevabı göster
Doğru cevap: B) within a muscle
intra- = içinde, muscular = kas.Soru 11. Gingivitis is inflammation of the:
- tongue
- gums
- lips
- teeth
- palate
Cevabı göster
Doğru cevap: B) gums
gingiv/o = dişeti, -itis = iltihap.
Terminoloji için İngilizce kalıplar
| Kalıp | Türkçesi | Örnek cümle |
|---|---|---|
| The term X means Y. | X terimi Y anlamına gelir. | The term “bradycardia” means a slow heart rate. |
| X is made up of the root Y and the suffix Z. | X, Y kökü ve Z son ekinden oluşur. | “Gastritis” is made up of the root “gastr” and the suffix “-itis”. |
| X refers to Y. | X, Y'yi ifade eder. | “Hyperglycaemia” refers to a high blood glucose level. |
| The prefix X indicates Y. | X ön eki Y'yi belirtir. | The prefix “peri-” indicates “around”. |
| X, also known as Y, is … | Y olarak da bilinen X … | Myocardial infarction, also known as a heart attack, is caused by blocked coronary blood flow. |
| The abbreviation X stands for Y. | X kısaltması Y'nin karşılığıdır. | The abbreviation “PRN” stands for “pro re nata”, meaning “as needed”. |
Anatomiye GirişIntroduction to Anatomy
Anatomiye giriş Dönem 1 notları: anatomik pozisyon, düzlemler ve yön terimleri, eklem hareketleri, iskelet ve eklemler, vücut boşlukları ve sistemlere genel bakış. İngilizce terimler, komite soruları ve cevapları.
Temel kavramlar
Anatomical positionAnatomik pozisyon
Vücut dik, yüz ve gözler karşıya bakar, kollar yanda, avuç içleri öne dönük, ayaklar bitişik ve öne bakar. Tüm yön terimleri bu pozisyona göre tanımlanır.
In the anatomical position, the palms face anteriorly.
Anatomical planesAnatomik düzlemler
Sagital düzlem vücudu sağ ve sol olarak ayırır; tam ortadan geçene median (midsagital) düzlem denir. Koronal (frontal) düzlem ön ve arka, transvers (horizontal) düzlem üst ve alt olarak ayırır.
The coronal plane divides the body into anterior and posterior parts.
Directional termsYön terimleri
Superior/inferior (üst/alt), anterior/posterior (ön/arka; ventral/dorsal), medial/lateral (orta hatta yakın/uzak), superficial/deep (yüzeysel/derin), ipsilateral/contralateral (aynı/karşı taraf).
The nose is medial to the eyes.
Proximal and distalProksimal ve distal
Uzuvlarda kullanılır: proksimal gövdeye ya da uzvun başlangıcına daha yakın, distal daha uzak anlamına gelir. Örneğin dirsek bileğe göre proksimaldir.
The elbow is proximal to the wrist.
İpucu: Proksimal ve distal uzuvlarda ve kanallarda kullanılır; gövdede superior ve inferior kullanılır.
Movements at jointsEklem hareketleri
Fleksiyon açıyı küçültür, ekstansiyon büyütür. Abduksiyon orta hattan uzaklaştırır, adduksiyon yaklaştırır. Supinasyon avuç içini öne çevirir, pronasyon arkaya. Ayak bileğinde dorsifleksiyon ve plantar fleksiyon, ayakta inversiyon ve eversiyon yapılır.
Abduction moves a limb away from the midline.
İskelet sistemi
Axial and appendicular skeletonAksiyel ve apendiküler iskelet
Erişkin iskeletinde 206 kemik bulunur. Aksiyel iskelet (80 kemik): kafatası, omurga, kaburgalar, sternum, hiyoit ve kulak kemikçikleri. Apendiküler iskelet (126 kemik): üst ve alt ekstremite kemikleri ile omuz ve kalça kuşakları.
The adult human skeleton consists of 206 bones.
Types of bonesKemik tipleri
Uzun (femur), kısa (karpal kemikler), yassı (sternum, kafatası kemikleri), düzensiz (omurlar) ve sesamoid (patella) kemikler. Patella vücuttaki en büyük sesamoid kemiktir.
The patella is the largest sesamoid bone in the body.
Parts of a long boneUzun kemiğin bölümleri
Diafiz (gövde), epifizler (uçlar), metafiz ve büyüme kıkırdağı (epifiz plağı). Dışta periost, içte medüller boşluk ve endost bulunur. Boyuna büyüme epifiz plağında olur.
Longitudinal bone growth takes place at the epiphyseal plate.
Vertebral columnOmurga
7 servikal, 12 torakal, 5 lomber, 5 sakral (birleşerek sakrumu oluşturur) ve genellikle 4 koksigeal omurdan oluşur. Atlas (C1) ve aksis (C2) özel yapılı servikal omurlardır.
The vertebral column has seven cervical vertebrae.
RibsKaburgalar
12 çift kaburga vardır. 1–7 gerçek kaburgalar sternuma doğrudan, 8–10 yalancı kaburgalar dolaylı olarak bağlanır; 11 ve 12 sternuma bağlanmayan yüzen kaburgalardır.
Ribs 11 and 12 are known as floating ribs.
SkullKafatası
Nörokranyum (beyni koruyan kemikler: frontal, parietal, temporal, oksipital, sfenoid, etmoid) ve viserokranyum (yüz kemikleri: maksilla, mandibula, zigomatik, nazal vb.) olmak üzere iki kısımdır. Mandibula kafatasının hareketli tek kemiğidir.
The mandible is the only movable bone of the skull.
Eklemler ve kaslar
Types of jointsEklem tipleri
Fibröz eklemler hareketsizdir (kafatası suturları). Kıkırdak eklemler az hareketlidir (simfizis pubis, intervertebral diskler). Sinovyal eklemler serbest hareketlidir; eklem boşluğu, sinovyal zar ve sıvı içerir.
Synovial joints are freely movable joints with a joint cavity.
Types of synovial jointsSinovyal eklem çeşitleri
Menteşe (dirsek), top-yuva (omuz, kalça), pivot (atlantoaksiyel), eyer (başparmağın karpometakarpal eklemi), kondiloid (el bileği) ve düzlem (karpal kemikler arası) eklemler.
The shoulder and hip are ball-and-socket joints.
Origin, insertion and muscle rolesOrijin, insersiyo ve kas görevleri
Orijin kasın daha sabit tutunma yeri, insersiyo daha hareketli tutunma yeridir. Agonist (ana hareket ettirici) hareketi yapar, antagonist zıt yönde çalışır, sinerjist agoniste yardım eder.
The biceps brachii is the agonist of elbow flexion.
Vücut boşlukları ve bölgeler
Body cavitiesVücut boşlukları
Dorsal boşluk kranyal boşluk ve vertebral kanaldan oluşur. Ventral boşluk diyaframla torasik boşluk (plevra boşlukları, perikard boşluğu, mediasten) ve abdominopelvik boşluk olarak ikiye ayrılır.
The diaphragm separates the thoracic cavity from the abdominopelvic cavity.
Serous membranesSeröz zarlar
Organın yüzeyini örten visseral yaprak ve boşluğun duvarını döşeyen pariyetal yapraktan oluşur; aralarında az miktarda seröz sıvı bulunur: plevra (akciğer), perikard (kalp) ve periton (karın).
The visceral pleura covers the surface of the lungs.
Abdominal quadrants and regionsKarın kadranları ve bölgeleri
Dört kadran: sağ üst (karaciğer, safra kesesi), sol üst (mide, dalak), sağ alt (apendiks, çekum), sol alt (sigmoid kolon). Daha ayrıntılı bölümlemede dokuz bölge kullanılır (epigastrik, umbilikal, hipogastrik vb.).
The appendix is usually located in the right lower quadrant.
Sistemlere genel bakış
Divisions of the nervous systemSinir sisteminin bölümleri
Merkezi sinir sistemi beyin ve omurilikten, periferik sinir sistemi 12 çift kranyal ve 31 çift spinal sinirden oluşur. Otonom sinir sistemi sempatik ve parasempatik olarak ikiye ayrılır.
There are 12 pairs of cranial nerves and 31 pairs of spinal nerves.
Systemic and pulmonary circulationBüyük ve küçük dolaşım
Küçük (pulmoner) dolaşımda sağ ventrikülden çıkan kan akciğerlere gider ve oksijenlenerek sol atriuma döner. Büyük (sistemik) dolaşımda sol ventrikül oksijenli kanı aort yoluyla vücuda pompalar. Arterler kanı kalpten uzaklaştırır, venler kalbe getirir.
Arteries carry blood away from the heart.
İpucu: Pulmoner arter oksijeni az kan taşıyan bir arterdir.
Heart chambers and valvesKalp boşlukları ve kapakları
Dört boşluk vardır: sağ ve sol atrium, sağ ve sol ventrikül. Triküspit kapak sağ atrium ile sağ ventrikül, mitral (biküspit) kapak sol atrium ile sol ventrikül arasındadır; pulmoner ve aort kapakları semilunar kapaklardır.
The mitral valve lies between the left atrium and the left ventricle.
Respiratory tractSolunum yolları
Üst solunum yolu: burun, farinks, larinks. Alt solunum yolu: trakea, bronşlar, bronşioller ve alveoller. Sağ akciğerde üç, sol akciğerde iki lob bulunur.
The right lung has three lobes and the left lung has two.
Digestive tractSindirim kanalı
Ağız, farinks, özofagus, mide, ince bağırsak (duodenum, jejunum, ileum) ve kalın bağırsak (çekum, kolon, rektum, anal kanal). Karaciğer, safra kesesi ve pankreas yardımcı organlardır.
The small intestine consists of the duodenum, jejunum and ileum.
İpucu: İleum (ince bağırsak) ile ilium (kalça kemiği) karıştırılmamalı.
Komitede sık karıştırılanlar
| Kavram | Karıştırılan | Fark |
|---|---|---|
| Sagital düzlem | Koronal ve transvers düzlem | Sagital sağ-sol, koronal (frontal) ön-arka, transvers (horizontal) üst-alt olarak ayırır. |
| Proksimal/distal | Superior/inferior | Proksimal ve distal uzuvlarda gövdeye yakınlık-uzaklık için; superior ve inferior gövdede baş ya da ayak yönü için kullanılır. |
| Abduksiyon | Adduksiyon | Abduksiyon uzvu orta hattan uzaklaştırır; adduksiyon orta hatta yaklaştırır (“add” = ekle, gövdeye kat). |
| Pronasyon | Supinasyon | Supinasyonda avuç içi öne/yukarı döner (çorba kâsesi tutmak); pronasyonda arkaya/aşağı döner. |
| Orijin | İnsersiyo | Orijin kasın sabit kalan, genellikle proksimal tutunma yeri; insersiyo hareket eden, genellikle distal tutunma yeridir. |
Anatomiye Giriş: komite soruları ve cevapları
Bir şıkka tıkla; doğru cevap ve Türkçe açıklaması açılır.
Soru 1. Which plane divides the body into anterior and posterior parts?
- Sagittal
- Median
- Coronal
- Transverse
- Oblique
Cevabı göster
Doğru cevap: C) Coronal
Koronal (frontal) düzlem vücudu ön ve arka olarak ayırır.Soru 2. In the anatomical position, the palms face:
- Posteriorly
- Medially
- Anteriorly
- Laterally
- Inferiorly
Cevabı göster
Doğru cevap: C) Anteriorly
Anatomik pozisyonda avuç içleri öne (anterior) bakar.Soru 3. Moving a limb away from the midline is called:
- Adduction
- Abduction
- Flexion
- Extension
- Rotation
Cevabı göster
Doğru cevap: B) Abduction
Abduksiyon orta hattan uzaklaştırma, adduksiyon yaklaştırmadır.Soru 4. How many cervical vertebrae are there?
- 5
- 7
- 12
- 4
- 33
Cevabı göster
Doğru cevap: B) 7
Omurgada 7 servikal, 12 torakal ve 5 lomber omur vardır.Soru 5. Which ribs are called floating ribs?
- 1 and 2
- 6 and 7
- 8 to 10
- 11 and 12
- 1 to 7
Cevabı göster
Doğru cevap: D) 11 and 12
11. ve 12. kaburgalar sternuma bağlanmaz; bunlara yüzen kaburgalar denir.Soru 6. The shoulder joint is an example of a:
- Hinge joint
- Pivot joint
- Saddle joint
- Ball-and-socket joint
- Fibrous joint
Cevabı göster
Doğru cevap: D) Ball-and-socket joint
Omuz ve kalça top-yuva tipi sinovyal eklemlerdir.Soru 7. The appendix is usually found in the:
- Right upper quadrant
- Left upper quadrant
- Right lower quadrant
- Left lower quadrant
- Epigastric region
Cevabı göster
Doğru cevap: C) Right lower quadrant
Apendiks genellikle sağ alt kadrandadır.Soru 8. The knee is ___ to the ankle.
- distal
- proximal
- medial
- lateral
- superficial
Cevabı göster
Doğru cevap: B) proximal
Diz, gövdeye ayak bileğinden daha yakındır; bu yüzden proksimaldir.Soru 9. Which is the largest sesamoid bone?
- Pisiform
- Patella
- Hyoid
- Talus
- Scaphoid
Cevabı göster
Doğru cevap: B) Patella
Patella, kuadriseps tendonu içinde gelişen en büyük sesamoid kemiktir.Soru 10. How many pairs of spinal nerves are there?
- 12
- 24
- 31
- 33
- 40
Cevabı göster
Doğru cevap: C) 31
31 çift spinal ve 12 çift kranyal sinir vardır.Soru 11. Turning the palm to face anteriorly is called:
- Pronation
- Supination
- Inversion
- Eversion
- Circumduction
Cevabı göster
Doğru cevap: B) Supination
Supinasyonda avuç içi öne döner; pronasyonda arkaya döner.
Anatomi için İngilizce kalıplar
| Kalıp | Türkçesi | Örnek cümle |
|---|---|---|
| X is located superior to Y. | X, Y'nin üstünde yer alır. | The thoracic cavity is located superior to the abdominal cavity. |
| X lies between Y and Z. | X, Y ile Z arasında bulunur. | The mitral valve lies between the left atrium and the left ventricle. |
| X articulates with Y. | X, Y ile eklem yapar. | The humerus articulates with the scapula at the shoulder joint. |
| X passes through Y. | X, Y'den geçer. | The spinal cord passes through the vertebral canal. |
| X is supplied by Y. | X, Y tarafından beslenir ya da innerve edilir. | The diaphragm is supplied by the phrenic nerve. |
| X is divided into Y and Z. | X, Y ve Z olarak ikiye ayrılır. | The nervous system is divided into the central and peripheral nervous systems. |
Histoloji ve EmbriyolojiHistology and Embryology
Histoloji ve embriyoloji Dönem 1 notları: boyama yöntemleri, epitel ve bağ dokusu, kıkırdak ve kemik, kas ve sinir dokusu, gametogenez ve gelişimin ilk üç haftası. İngilizce terimler, komite soruları ve cevapları.
Histolojik yöntemler
Haematoxylin and eosin (H&E)Hematoksilen-eozin boyası
Hematoksilen bazik bir boyadır; çekirdek ve granüllü ER gibi bazofilik yapıları mor-maviye boyar. Eozin asidik bir boyadır; sitoplazma ve kollajen gibi asidofilik (eozinofilik) yapıları pembeye boyar.
Haematoxylin stains basophilic structures such as the nucleus blue-purple.
PAS stainPAS boyası
Periyodik asit-Schiff boyası glikojen, bazal membran ve müsin gibi karbonhidrattan zengin yapıları macenta (mor-pembe) renge boyar.
PAS staining highlights glycogen and basement membranes.
Fixation and tissue processingTespit ve doku takibi
Dokunun bozulmasını önlemek için yapılır; en sık kullanılan tespit sıvısı %10 nötral tamponlu formalindir. Ardından dehidratasyon, parafine gömme, kesit alma ve boyama gelir.
Ten per cent neutral buffered formalin is the most commonly used fixative.
Epitel doku
Features of epitheliumEpitel dokunun özellikleri
Hücreler sıkıca dizilidir ve ara madde azdır; damarsızdır (avasküler), beslenmesini alttaki bağ dokusundan difüzyonla sağlar. Bazal membran üzerine oturur ve apikal-bazal kutupluluk gösterir.
Epithelium is avascular and rests on a basement membrane.
Classification of epitheliumEpitel çeşitleri
Tek katlı yassı: damar endoteli, alveoller. Tek katlı kübik: böbrek tübülleri, tiroit folikülleri. Tek katlı prizmatik: mide ve bağırsak. Yalancı çok katlı silli prizmatik: solunum yolu. Çok katlı yassı keratinize: deri; keratinize olmayan: özofagus ve ağız. Değişici epitel (ürotelyum): idrar kesesi.
The urinary bladder is lined by transitional epithelium (urothelium).
Cell junctionsHücre bağlantıları
Sıkı bağlantı (zonula occludens) hücreler arası geçişi engelleyen bariyerdir. Adherens bağlantı (zonula adherens) aktinle ilişkilidir. Desmozom hücreleri ara filamentlerle birbirine, hemidesmozom hücreyi bazal membrana bağlar. Oluklu bağlantı (gap junction) konneksonlarla iyon ve küçük moleküllerin geçişini sağlar.
Gap junctions allow direct communication between adjacent cells.
İpucu: Desmozom: hücre-hücre; hemidesmozom: hücre-bazal membran.
Glands and modes of secretionBezler ve salgı tipleri
Ekzokrin bezler salgısını kanalla, endokrin bezler doğrudan kana verir. Merokrin salgıda ürün ekzositozla çıkar (ör. tükürük bezleri), apokrin salgıda hücrenin apikal kısmı da atılır (ör. meme bezi), holokrin salgıda hücrenin tamamı salgıya dönüşür (ör. yağ bezi).
Sebaceous glands release their secretion by holocrine secretion.
Bağ dokusu, kıkırdak ve kemik
Connective tissueBağ dokusu
Hücreler (fibroblast, makrofaj, mast hücresi, adiposit), lifler (kollajen, elastik, retiküler) ve temel maddeden oluşur. Fibroblastlar lifleri ve temel maddeyi sentezler.
Fibroblasts synthesise the fibres and ground substance of connective tissue.
Collagen typesKollajen tipleri
Tip I: kemik, deri, tendon (en yaygın). Tip II: hiyalin ve elastik kıkırdak. Tip III: retiküler lifler ve damar duvarı. Tip IV: bazal membran.
Type II collagen is found in hyaline cartilage.
Types of cartilageKıkırdak çeşitleri
Hiyalin kıkırdak: eklem yüzeyleri, kaburga kıkırdakları, trakea (tip II kollajen). Elastik kıkırdak: kulak kepçesi, epiglot (elastik lifler). Fibröz kıkırdak: intervertebral disk, simfizis pubis (tip I kollajen). Kıkırdak damarsızdır.
Fibrocartilage is found in intervertebral discs and the pubic symphysis.
Bone cellsKemik hücreleri
Osteoblast kemik matriksini (osteoit) yapar. Osteosit, lakünalar içinde yer alan olgun kemik hücresidir. Osteoklast monosit-makrofaj kökenli, çok çekirdekli ve kemiği yıkan hücredir.
Osteoclasts are multinucleated cells that resorb bone.
OssificationKemikleşme
İntramembranöz kemikleşmede kemik doğrudan mezenkimden oluşur (kafatasının yassı kemikleri, klavikula). Endokondral kemikleşmede önce hiyalin kıkırdak model oluşur, sonra kemikle yer değiştirir (uzun kemikler).
Long bones develop by endochondral ossification.
Osteon (Haversian system)Osteon (Havers sistemi)
Kompakt kemiğin yapı birimidir: ortadaki Havers kanalını çevreleyen eş merkezli lameller ve aralarındaki lakünalarda osteositlerden oluşur. Volkmann kanalları Havers kanallarını birbirine bağlar.
The osteon is the structural unit of compact bone.
Kas ve sinir dokusu
Skeletal, cardiac and smooth muscleİskelet, kalp ve düz kas
İskelet kası: çizgili, çok çekirdekli, çekirdekler kenarda, istemli. Kalp kası: çizgili, bir ya da iki çekirdek ortada, interkalar diskler var, istemsiz. Düz kas: çizgisiz, iğ şeklinde, tek çekirdek ortada, istemsiz.
Cardiac muscle cells are connected by intercalated discs.
SarcomereSarkomer
İki Z çizgisi arasındaki kasılma birimidir. A bandı miyozin filamentlerinin uzunluğudur ve kasılmada değişmez. I bandı yalnızca aktin içerir ve H bölgesiyle birlikte kasılmada kısalır.
During contraction, the A band remains the same length while the I band shortens.
NeuronNöron
Hücre gövdesi (soma), uyarıyı alan dendritler ve uyarıyı ileten aksondan oluşur. Nissl cisimcikleri soma ve dendritlerde bulunan granüllü ER kümeleridir.
Dendrites receive signals, whereas the axon conducts impulses away from the cell body.
MyelinMiyelin
Periferik sinir sisteminde Schwann hücreleri, merkezi sinir sisteminde oligodendrositler tarafından yapılır. Miyelin kılıf, Ranvier boğumları arasında atlamalı iletimi sağlayarak iletim hızını artırır.
Oligodendrocytes form myelin in the central nervous system.
İpucu: Schwann = PSS, oligodendrosit = MSS.
Glial cellsGlia hücreleri
Astrositler kan-beyin bariyerini destekler ve iyon dengesini sağlar; mikroglia sinir sisteminin makrofajıdır; ependim hücreleri ventrikülleri döşer ve beyin omurilik sıvısı yapımına katılır.
Microglia are the resident macrophages of the central nervous system.
Embriyoloji
GametogenesisGametogenez
Spermatogenez ergenlikte başlar ve her primer spermatositten dört sperm oluşur. Oogenezde primer oositler doğumdan önce oluşur ve profaz I'de bekler; her oositten bir olgun yumurta ve kutup cisimcikleri oluşur. Mayoz II döllenme sırasında tamamlanır.
Oogenesis produces one ovum and polar bodies from each primary oocyte.
FertilisationDöllenme
Çoğunlukla uterus tüpünün ampulla bölümünde olur. Akrozom reaksiyonu spermin zona pellusidayı geçmesini sağlar; zona reaksiyonu ise birden fazla spermin girişini (polispermi) engeller.
Fertilisation usually occurs in the ampulla of the uterine tube.
First week of developmentGelişimin birinci haftası
Zigot bölünmelerle (segmentasyon) morula, ardından blastosist olur. Blastosistte iç hücre kitlesi (embriyoblast) ve dış hücre tabakası (trofoblast) bulunur. İmplantasyon yaklaşık 6. günde başlar.
Implantation begins at around day six after fertilisation.
Second week: bilaminar discİkinci hafta: iki tabakalı disk
“İkiler haftası” olarak bilinir: embriyoblast epiblast ve hipoblast, trofoblast ise sinsitiyotrofoblast ve sitotrofoblast olmak üzere ikiye ayrılır; amniyon boşluğu ve vitellus kesesi oluşur.
During the second week, the embryoblast forms a bilaminar disc of epiblast and hypoblast.
Third week: gastrulationÜçüncü hafta: gastrulasyon
İlkel çizgi oluşur ve epiblast hücreleri göç ederek üç germ yaprağını (ektoderm, mezoderm, endoderm) oluşturur. Notokord gelişir ve nörülasyon başlar.
Gastrulation establishes the three germ layers during the third week.
Germ layer derivativesGerm yaprağı türevleri
Ektoderm: sinir sistemi, epidermis, diş minesi. Mezoderm: kas, kemik, kan, kalp, böbrek. Endoderm: sindirim ve solunum yolu epiteli, karaciğer, pankreas.
Enamel is derived from ectoderm, whereas dentine is formed by cells derived from the neural crest.
İpucu: Minenin ektodermden geldiği diş hekimliği komitelerinde sık sorulur.
Komitede sık karıştırılanlar
| Kavram | Karıştırılan | Fark |
|---|---|---|
| İskelet kası | Kalp ve düz kas | İskelet kası çizgili, çok çekirdekli ve istemlidir. Kalp kası çizgili, interkalar diskli ve istemsizdir. Düz kas çizgisiz, iğ şeklinde ve istemsizdir. |
| İntramembranöz kemikleşme | Endokondral kemikleşme | İntramembranözde kemik doğrudan mezenkimden oluşur (yassı kafatası kemikleri); endokondralde önce kıkırdak model oluşur (uzun kemikler). |
| Desmozom | Hemidesmozom | Desmozom iki hücreyi birbirine, hemidesmozom hücreyi bazal membrana bağlar; ikisi de ara filamentlerle ilişkilidir. |
| Spermatogenez | Oogenez | Spermatogenez ergenlikte başlar ve bir hücreden dört sperm verir. Oogenez doğumdan önce başlar, profaz I'de durur ve bir hücreden bir yumurta verir. |
| Hiyalin kıkırdak | Elastik ve fibröz kıkırdak | Hiyalin tip II kollajen içerir (eklem, trakea); elastik kıkırdak elastik lif içerir (kulak, epiglot); fibröz kıkırdak tip I kollajen içerir (intervertebral disk). |
Histoloji ve Embriyoloji: komite soruları ve cevapları
Bir şıkka tıkla; doğru cevap ve Türkçe açıklaması açılır.
Soru 1. The urinary bladder is lined by:
- Simple squamous epithelium
- Simple columnar epithelium
- Transitional epithelium
- Pseudostratified ciliated columnar epithelium
- Keratinised stratified squamous epithelium
Cevabı göster
Doğru cevap: C) Transitional epithelium
İdrar kesesi değişici epitelle (ürotelyum) döşelidir; dolup boşaldıkça hücre şekli değişir.Soru 2. Hyaline cartilage mainly contains which type of collagen?
- Type I
- Type II
- Type III
- Type IV
- Type VII
Cevabı göster
Doğru cevap: B) Type II
Hiyalin ve elastik kıkırdakta tip II kollajen bulunur.Soru 3. Which cell resorbs bone?
- Osteoblast
- Osteocyte
- Osteoclast
- Chondroblast
- Fibroblast
Cevabı göster
Doğru cevap: C) Osteoclast
Osteoklast monosit-makrofaj kökenli, çok çekirdekli ve kemiği yıkan hücredir.Soru 4. Intercalated discs are characteristic of:
- Skeletal muscle
- Cardiac muscle
- Smooth muscle
- Myoepithelial cells
- Nerve tissue
Cevabı göster
Doğru cevap: B) Cardiac muscle
İnterkalar diskler kalp kası hücrelerini birbirine bağlar; içlerinde oluklu bağlantılar ve desmozomlar bulunur.Soru 5. Myelin in the central nervous system is produced by:
- Schwann cells
- Astrocytes
- Oligodendrocytes
- Microglia
- Ependymal cells
Cevabı göster
Doğru cevap: C) Oligodendrocytes
MSS'de miyelini oligodendrositler, PSS'de Schwann hücreleri yapar.Soru 6. The three germ layers are established during:
- The first week
- The second week
- The third week
- The fifth week
- The eighth week
Cevabı göster
Doğru cevap: C) The third week
Gastrulasyon üçüncü haftada olur ve üç germ yaprağı oluşur.Soru 7. Fertilisation usually takes place in the:
- Uterine cavity
- Ampulla of the uterine tube
- Ovary
- Cervix
- Isthmus of the uterine tube
Cevabı göster
Doğru cevap: B) Ampulla of the uterine tube
Döllenme çoğunlukla uterus tüpünün ampulla bölümünde gerçekleşir.Soru 8. Which band does NOT change length during skeletal muscle contraction?
- I band
- H zone
- A band
- Sarcomere
- Distance between Z lines
Cevabı göster
Doğru cevap: C) A band
A bandı miyozin filamentinin uzunluğudur ve kasılmada değişmez; I bandı ve H bölgesi kısalır.Soru 9. The nucleus stains blue-purple with haematoxylin because it is:
- Acidophilic
- Basophilic
- Argyrophilic
- Metachromatic
- Eosinophilic
Cevabı göster
Doğru cevap: B) Basophilic
Nükleik asitler asidik olduğu için bazik boya olan hematoksileni bağlar; bu yapılara bazofilik denir.Soru 10. Dental enamel is derived from:
- Ectoderm
- Mesoderm
- Endoderm
- Mesoderm and endoderm
- The notochord
Cevabı göster
Doğru cevap: A) Ectoderm
Mine ektoderm kökenli mine organının ameloblastlarınca yapılır.Soru 11. An example of holocrine secretion is the:
- Salivary gland
- Sweat gland
- Sebaceous gland
- Pancreas
- Mammary gland
Cevabı göster
Doğru cevap: C) Sebaceous gland
Yağ bezinde hücrenin tamamı salgıya dönüşür; bu holokrin salgıdır.
Histoloji için İngilizce kalıplar
| Kalıp | Türkçesi | Örnek cümle |
|---|---|---|
| X is lined by Y epithelium. | X, Y epiteliyle döşelidir. | The trachea is lined by pseudostratified ciliated columnar epithelium. |
| X is characterised by Y. | X'in ayırt edici özelliği Y'dir. | Cardiac muscle is characterised by intercalated discs. |
| X is derived from Y. | X, Y'den köken alır. | The epidermis is derived from ectoderm. |
| Under the light microscope, X appears as Y. | Işık mikroskobunda X, Y olarak görülür. | Under the light microscope, the nucleus appears as a dark purple structure. |
| X can be distinguished from Y by Z. | X, Z sayesinde Y'den ayırt edilir. | Skeletal muscle can be distinguished from smooth muscle by its striations. |
| X develops during the Nth week of development. | X, gelişimin N. haftasında oluşur. | The notochord develops during the third week of development. |
Tıbbi Biyoloji ve GenetikMedical Biology and Genetics
Tıbbi biyoloji ve genetik Dönem 1 notları: hücre zarı, organeller, hücre döngüsü, mitoz ve mayoz, DNA replikasyonu, transkripsiyon ve kalıtım tipleri. İngilizce terimler, Türkçe açıklamalar, komite soruları ve cevapları.
Hücre ve hücre zarı
Prokaryotic vs eukaryotic cellProkaryot ve ökaryot hücre
Prokaryotlarda (bakteriler) zarla çevrili çekirdek ve organel yoktur; DNA nükleoid bölgededir ve ribozomlar 70S'tir. Ökaryot hücrelerde çekirdek ve zarlı organeller bulunur, sitoplazmik ribozomlar 80S'tir.
Prokaryotic cells lack a nucleus and membrane-bound organelles.
İpucu: Ribozom büyüklükleri (70S ve 80S) sık sorulur.
Fluid mosaic modelAkıcı mozaik modeli
Hücre zarı, içine integral ve periferik proteinlerin gömülü olduğu fosfolipit çift katmandır. Kolesterol zarın akışkanlığını dengeler; dış yüzdeki karbonhidratlar glikokaliksi oluşturur.
The plasma membrane is a phospholipid bilayer with embedded proteins.
PhospholipidFosfolipit
Hidrofilik (suyu seven) fosfat başı ve iki hidrofobik yağ asidi kuyruğu olan amfipatik bir moleküldür; suda kendiliğinden çift katman oluşturur.
Phospholipids are amphipathic molecules with a hydrophilic head and hydrophobic tails.
Passive transportPasif taşıma
Enerji harcanmadan, yoğunluk farkı yönünde gerçekleşir: basit difüzyon (O₂, CO₂), kolaylaştırılmış difüzyon (taşıyıcı ya da kanal proteiniyle, ör. GLUT ile glukoz) ve osmoz (suyun hareketi).
Passive transport moves substances down their concentration gradient without using ATP.
Na⁺/K⁺-ATPaseSodyum-potasyum pompası
Bir ATP harcayarak 3 Na⁺ iyonunu hücre dışına, 2 K⁺ iyonunu hücre içine taşır. Primer aktif taşımanın klasik örneğidir ve dinlenim membran potansiyeline katkı sağlar.
The Na⁺/K⁺-ATPase pumps three Na⁺ ions out and two K⁺ ions in for each ATP hydrolysed.
İpucu: 3 dışarı, 2 içeri: şıklarda yönler sık sık ters verilir.
Endocytosis and exocytosisEndositoz ve ekzositoz
Endositozda madde zarla sarılarak hücre içine alınır: fagositoz (katı parçacık), pinositoz (sıvı) ve reseptör aracılı endositoz (klatrin kaplı çukurcuklar; ör. LDL alımı). Ekzositozda veziküller zarla kaynaşarak içeriğini dışarı salar.
Receptor-mediated endocytosis uses clathrin-coated pits to take up specific molecules such as LDL.
Organeller
Nucleus and nucleolusÇekirdek ve çekirdekçik
Çekirdek, nükleer porlarla delinmiş çift katlı bir zarla (nükleer zarf) çevrilidir ve DNA'yı taşır. Çekirdekçikte (nucleolus) rRNA sentezlenir ve ribozom alt birimleri birleştirilir.
The nucleolus is the site of rRNA synthesis and ribosome assembly.
Rough endoplasmic reticulum (RER)Granüllü endoplazmik retikulum
Yüzeyindeki ribozomlar salgı proteinlerini, zar proteinlerini ve lizozom enzimlerini sentezler; N-bağlı glikozilasyon burada başlar. Plazma hücreleri gibi çok protein salgılayan hücrelerde gelişkindir.
The rough ER synthesises secretory and membrane proteins.
Smooth endoplasmic reticulum (SER)Düz endoplazmik retikulum
Ribozom taşımaz. Lipit ve steroid hormon sentezi, karaciğerde ilaç ve toksinlerin detoksifikasyonu ve Ca²⁺ depolanması (kasta sarkoplazmik retikulum) görevlerini üstlenir.
The smooth ER is involved in lipid synthesis, detoxification and calcium storage.
Golgi apparatusGolgi cisimciği
Proteinleri modifiye eder, paketler ve gideceği yere göre sınıflandırır. Cis yüzü ER'den gelen vezikülleri alır, trans yüzü paketlenmiş vezikülleri gönderir. Lizozom enzimlerine mannoz-6-fosfat etiketi burada eklenir.
The Golgi apparatus modifies, sorts and packages proteins.
İpucu: Mannoz-6-fosfat = lizozoma gidiş etiketi.
LysosomeLizozom
Asidik ortamda (pH ≈ 5) çalışan hidrolitik enzimler içerir; hücre içi sindirim, yaşlanmış organellerin yıkımı (otofaji) ve fagosite edilen maddelerin parçalanmasından sorumludur.
Lysosomes contain acid hydrolases that digest macromolecules.
PeroxisomePeroksizom
Çok uzun zincirli yağ asitlerinin beta-oksidasyonunu yapar ve oluşan hidrojen peroksidi katalaz enzimiyle su ve oksijene parçalar.
Peroxisomes break down very-long-chain fatty acids and hydrogen peroxide.
MitochondrionMitokondri
Hücrenin enerji santralidir: oksidatif fosforilasyonla ATP üretir. Çift zarlıdır; iç zar kıvrımlarına krista denir. Kendi DNA'sı (mtDNA) vardır ve bu DNA anneden kalıtılır.
Mitochondria are the site of oxidative phosphorylation and ATP synthesis.
İpucu: mtDNA = maternal kalıtım.
CytoskeletonHücre iskeleti
Üç bileşeni vardır: aktin mikrofilamentleri (≈7 nm; hücre hareketi, kas kasılması), ara filamentler (≈10 nm; keratin, vimentin, desmin; mekanik dayanıklılık) ve mikrotübüller (≈25 nm; tübulin; iğ iplikleri, sil ve kamçı, vezikül taşınması).
Microtubules form the mitotic spindle and the core of cilia and flagella.
Cilia and flagellaSil ve kamçı
İkisinin de iskeleti 9+2 düzenindeki mikrotübüllerden (aksonem) oluşur; hareketi dinein motor proteini sağlar. Tabandaki bazal cisimcik, sentriol gibi 9 üçlü mikrotübül düzenindedir.
Cilia have a 9+2 arrangement of microtubules and move by the action of dynein.
Hücre döngüsü ve bölünme
Cell cycleHücre döngüsü
G1 (büyüme), S (DNA replikasyonu), G2 (bölünmeye hazırlık) ve M (mitoz) evrelerinden oluşur. Bölünmeyen hücreler G0'da bekler. Siklinler ve siklin bağımlı kinazlar (CDK) evre geçişlerini; p53 ve Rb proteinleri G1/S kontrol noktasını düzenler.
DNA replication takes place during the S phase of the cell cycle.
MitosisMitoz
Profaz, prometafaz, metafaz, anafaz ve telofazdan oluşur; ardından sitokinez gelir. Sonuçta ana hücreyle genetik olarak aynı iki diploit hücre oluşur. Metafazda kromozomlar ekvator düzleminde dizilir, anafazda kardeş kromatitler ayrılır.
Mitosis produces two genetically identical diploid daughter cells.
MeiosisMayoz
Art arda iki bölünmeyle dört haploit hücre oluşturur. Mayoz I'de homolog kromozomlar ayrılır; profaz I'de (pakiten) krossing-over olur. Mayoz II'de kardeş kromatitler ayrılır. Genetik çeşitlilik krossing-over ve bağımsız dağılımdan gelir.
Crossing over occurs during prophase I of meiosis.
İpucu: Homologlar mayoz I'de, kardeş kromatitler mayoz II'de ayrılır.
ApoptosisApoptoz
Programlı hücre ölümüdür: kaspaz enzimleriyle yürür, hücre büzülür, kromatin yoğunlaşır ve apoptotik cisimcikler oluşur; zar bütünlüğü korunduğu için iltihap oluşmaz. Nekroz ise hücrenin şişip parçalandığı, iltihapla seyreden kontrolsüz ölümdür.
Apoptosis is caspase-mediated programmed cell death without inflammation.
Moleküler biyoloji
DNA structureDNA yapısı
İki antiparalel zincirden oluşan çift sarmaldır. Adenin timinle iki, guanin sitozinle üç hidrojen bağı kurar. Zincirlerin omurgası şeker-fosfat bağlarından, basamakları baz çiftlerinden oluşur.
Guanine pairs with cytosine through three hydrogen bonds.
İpucu: G-C bağı üç olduğu için G-C oranı yüksek DNA daha zor ayrılır.
DNA replicationDNA replikasyonu
Yarı korunumludur: her yeni molekül bir eski, bir yeni zincir taşır. Helikaz sarmalı açar, primaz RNA primeri koyar, DNA polimeraz yalnızca 5'→3' yönünde sentez yapar. Öncü zincir kesintisiz, geri kalan zincir Okazaki parçaları hâlinde sentezlenir ve ligazla birleştirilir.
DNA replication is semiconservative and proceeds in the 5' to 3' direction.
İpucu: Okazaki parçaları = geri kalan (lagging) zincir.
TranscriptionTranskripsiyon
DNA'dan RNA sentezidir. Ökaryotlarda mRNA'yı RNA polimeraz II sentezler; promotör bölgesinde TATA kutusu bulunur. Olgunlaşma sırasında 5' şapka ve poli-A kuyruğu eklenir, intronlar uç uca ekleme (splicing) ile çıkarılır.
In eukaryotes, RNA polymerase II transcribes messenger RNA.
Genetic code and translationGenetik kod ve translasyon
Kod üçlüdür (kodon) ve dejeneredir: bir amino asidi birden fazla kodon tanımlayabilir. Başlama kodonu AUG (metiyonin), durma kodonları UAA, UAG ve UGA'dır. Translasyonda tRNA'nın antikodonu mRNA kodonuyla eşleşir; ribozomda A, P ve E bölgeleri bulunur.
AUG is the start codon and codes for methionine.
Genetik
Mendel's lawsMendel yasaları
Ayrılma yasası: her birey bir gen için iki alel taşır ve gametlere bunlardan yalnızca biri geçer. Bağımsız dağılım yasası: farklı kromozomlardaki genler gametlere birbirinden bağımsız dağılır.
According to the law of segregation, each gamete receives only one allele of each gene.
Genotype, phenotype and allelesGenotip, fenotip ve alel
Alel, bir genin farklı biçimidir. Genotip bireyin taşıdığı alel kombinasyonu (ör. Aa), fenotip ise gözlenen özelliktir. Aynı iki aleli taşıyan birey homozigot, farklı iki aleli taşıyan heterozigottur.
A heterozygous individual carries two different alleles of a gene.
Patterns of inheritanceKalıtım tipleri
Otozomal dominant: tek alel yeterlidir, her kuşakta görülür (ör. Huntington hastalığı, akondroplazi). Otozomal resesif: iki alel gerekir (ör. kistik fibrozis, orak hücre anemisi). X'e bağlı resesif: çoğunlukla erkekler etkilenir (ör. hemofili A, Duchenne kas distrofisi).
Haemophilia A is inherited in an X-linked recessive pattern.
Karyotype and nondisjunctionKaryotip ve ayrılmama
Normal insan karyotipi 46,XX ya da 46,XY'dir. Mayozda kromozomların ayrılmaması (nondisjunction) trizomilere yol açar; en sık örnek trizomi 21'dir (Down sendromu).
Down syndrome is most commonly caused by nondisjunction resulting in trisomy 21.
Types of mutationMutasyon tipleri
Nokta mutasyonları: sessiz (aynı amino asit), yanlış anlamlı/missense (farklı amino asit) ve anlamsız/nonsense (erken durma kodonu). Çerçeve kayması (frameshift), 3'ün katı olmayan ekleme ya da silinmeyle okuma çerçevesini bozar.
A nonsense mutation creates a premature stop codon.
Komitede sık karıştırılanlar
| Kavram | Karıştırılan | Fark |
|---|---|---|
| Mitoz | Mayoz | Mitoz: bir bölünme, iki diploit ve özdeş hücre, krossing-over yok. Mayoz: iki bölünme, dört haploit ve farklı hücre, profaz I'de krossing-over var. |
| Apoptoz | Nekroz | Apoptoz programlıdır, kaspazlarla yürür, hücre büzülür ve iltihap yoktur. Nekrozda hücre şişip parçalanır ve iltihap gelişir. |
| Granüllü ER | Düz ER | Granüllü ER ribozom taşır ve protein sentezler; düz ER ribozomsuzdur, lipit ve steroid sentezi, detoksifikasyon ve Ca²⁺ depolama yapar. |
| Lizozom | Peroksizom | Lizozom asit hidrolazlarla makromolekülleri sindirir; peroksizom çok uzun zincirli yağ asitlerini oksitler ve H₂O₂'yi katalazla yıkar. |
| Öncü zincir | Geri kalan zincir | Öncü (leading) zincir kesintisiz sentezlenir; geri kalan (lagging) zincir Okazaki parçaları hâlinde sentezlenip ligazla birleştirilir. |
Tıbbi Biyoloji ve Genetik: komite soruları ve cevapları
Bir şıkka tıkla; doğru cevap ve Türkçe açıklaması açılır.
Soru 1. Which organelle is the main site of ATP production in eukaryotic cells?
- Golgi apparatus
- Mitochondrion
- Lysosome
- Rough endoplasmic reticulum
- Peroxisome
Cevabı göster
Doğru cevap: B) Mitochondrion
Oksidatif fosforilasyon mitokondri iç zarında gerçekleşir; ATP'nin büyük kısmı burada üretilir.Soru 2. For each ATP hydrolysed, the Na⁺/K⁺-ATPase moves:
- 3 Na⁺ in and 2 K⁺ out
- 3 Na⁺ out and 2 K⁺ in
- 2 Na⁺ out and 3 K⁺ in
- 3 Na⁺ and 2 K⁺ out
- Na⁺ and K⁺ without using energy
Cevabı göster
Doğru cevap: B) 3 Na⁺ out and 2 K⁺ in
Pompa her döngüde 3 Na⁺'u dışarı, 2 K⁺'u içeri taşır; bu primer aktif taşımadır.Soru 3. Crossing over between homologous chromosomes takes place during:
- Metaphase of mitosis
- Prophase I of meiosis
- Anaphase II of meiosis
- S phase
- Telophase I of meiosis
Cevabı göster
Doğru cevap: B) Prophase I of meiosis
Krossing-over mayoz I'in profaz evresinde, homolog kromozomlar eşleştiğinde (pakiten) olur.Soru 4. Which base pair is held together by three hydrogen bonds?
- Adenine–thymine
- Guanine–cytosine
- Adenine–uracil
- Guanine–thymine
- Cytosine–thymine
Cevabı göster
Doğru cevap: B) Guanine–cytosine
G-C arasında üç, A-T arasında iki hidrojen bağı bulunur.Soru 5. Okazaki fragments are formed on the:
- Leading strand
- Lagging strand
- mRNA
- tRNA
- rRNA
Cevabı göster
Doğru cevap: B) Lagging strand
DNA polimeraz yalnızca 5'→3' yönünde sentez yapabildiği için geri kalan zincir kesintili, Okazaki parçaları hâlinde sentezlenir.Soru 6. Which of the following is the start codon?
- UAA
- UGA
- AUG
- UAG
- GUA
Cevabı göster
Doğru cevap: C) AUG
AUG metiyonini kodlar ve translasyonun başlama kodonudur; UAA, UAG ve UGA durma kodonlarıdır.Soru 7. Enzymes destined for lysosomes are tagged in the Golgi apparatus with:
- Mannose-6-phosphate
- Ubiquitin
- A KDEL sequence
- A poly-A tail
- A 5' cap
Cevabı göster
Doğru cevap: A) Mannose-6-phosphate
Mannoz-6-fosfat etiketi, lizozom enzimlerinin Golgi'den lizozoma yönlendirilmesini sağlar.Soru 8. Haemophilia A is inherited in which pattern?
- Autosomal dominant
- Autosomal recessive
- X-linked recessive
- X-linked dominant
- Mitochondrial
Cevabı göster
Doğru cevap: C) X-linked recessive
Hemofili A X'e bağlı resesif kalıtılır; bu nedenle çoğunlukla erkekler etkilenir.Soru 9. Mitochondrial DNA is inherited:
- Only from the father
- Only from the mother
- Equally from both parents
- From neither parent
- Randomly from either parent
Cevabı göster
Doğru cevap: B) Only from the mother
Döllenmede mitokondriler yumurtadan gelir; mtDNA maternal kalıtılır.Soru 10. Caspase-mediated programmed cell death without inflammation is called:
- Necrosis
- Apoptosis
- Hypertrophy
- Metaplasia
- Hyperplasia
Cevabı göster
Doğru cevap: B) Apoptosis
Apoptozda zar bütünlüğü korunur ve iltihap oluşmaz; nekrozda iltihap gelişir.Soru 11. During which phase of the cell cycle is DNA replicated?
- G1
- S
- G2
- M
- G0
Cevabı göster
Doğru cevap: B) S
DNA replikasyonu S (sentez) evresinde gerçekleşir.Soru 12. Which cytoskeletal element forms the mitotic spindle?
- Actin microfilaments
- Intermediate filaments
- Microtubules
- Keratin filaments
- Myosin filaments
Cevabı göster
Doğru cevap: C) Microtubules
İğ iplikleri tübulin dimerlerinden oluşan mikrotübüllerdir.
Biyoloji için İngilizce kalıplar
| Kalıp | Türkçesi | Örnek cümle |
|---|---|---|
| X is the site of Y. | X, Y'nin gerçekleştiği yerdir. | The nucleolus is the site of ribosome assembly. |
| X is composed of Y. | X, Y'den oluşur. | The plasma membrane is composed of a phospholipid bilayer and proteins. |
| X is responsible for Y. | X, Y'den sorumludur. | Lysosomes are responsible for intracellular digestion. |
| Unlike X, Y … | X'in aksine Y … | Unlike mitosis, meiosis produces four haploid cells. |
| During X, Y takes place. | X sırasında Y gerçekleşir. | During prophase I, crossing over takes place. |
| X results in Y. | X, Y ile sonuçlanır. | Nondisjunction in meiosis can result in trisomy 21. |
Tıbbi BiyokimyaMedical Biochemistry
Tıbbi biyokimya Dönem 1 notları: pH ve tamponlar, amino asitler ve proteinler, enzim kinetiği, karbonhidrat metabolizması, lipitler ve vitaminler. İngilizce terimler, Türkçe açıklamalar, komite soruları ve cevapları.
Su, pH ve tamponlar
pHpH
pH, hidrojen iyonu derişiminin eksi logaritmasıdır (pH = −log[H⁺]). Arteriyel kanın normal pH'sı 7,35–7,45'tir; 7,35'in altı asidoz, 7,45'in üstü alkalozdur.
Normal arterial blood pH ranges from 7.35 to 7.45.
Henderson–Hasselbalch equationHenderson–Hasselbalch denklemi
pH = pKa + log([A⁻]/[HA]). Zayıf asit ve konjuge bazının oranından pH'yı hesaplar. pH pKa'ya eşitken asit ve baz derişimleri eşittir ve tampon kapasitesi en yüksektir.
When pH equals pKa, the concentrations of the acid and its conjugate base are equal.
İpucu: pH = pKa ise [A⁻] = [HA].
BufferTampon
Zayıf bir asit ve konjuge bazından oluşan, pH değişimine direnç gösteren sistemdir. Hücre dışı sıvının ana tamponu bikarbonattır (H₂CO₃/HCO₃⁻); hücre içinde fosfat ve proteinler, kanda hemoglobin önemli tamponlardır.
Bicarbonate is the main buffer of the extracellular fluid.
Water as a solventÇözücü olarak su
Su polar bir moleküldür ve hidrojen bağları kurar; bu nedenle iyonları ve polar molekülleri iyi çözer. Yüksek özgül ısısı vücut sıcaklığının dengelenmesine yardım eder.
Water is a polar molecule that forms hydrogen bonds.
Amino asitler ve proteinler
Amino acid structureAmino asit yapısı
Alfa karbona bağlı bir amino grubu, bir karboksil grubu, bir hidrojen ve amino aside özgü yan zincirden (R grubu) oluşur. Proteinlerde L-amino asitler bulunur; glisin asimetrik karbon taşımayan tek amino asittir.
Proteins are made of L-amino acids linked by peptide bonds.
Essential amino acidsEsansiyel amino asitler
Vücutta sentezlenemeyen ve besinle alınması gereken dokuz amino asit: histidin, izolösin, lösin, lizin, metiyonin, fenilalanin, treonin, triptofan ve valin.
Essential amino acids must be obtained from the diet.
Peptide bondPeptit bağı
Bir amino asidin karboksil grubu ile diğerinin amino grubu arasında su çıkışıyla (dehidrasyon) oluşan kovalent amit bağıdır. Kısmi çift bağ özelliği nedeniyle düzlemseldir ve serbestçe dönemez.
A peptide bond is formed by a condensation reaction between two amino acids.
Levels of protein structureProtein yapı düzeyleri
Primer yapı amino asit dizisidir. Sekonder yapı alfa sarmal ve beta tabaka gibi hidrojen bağlı düzenlerdir. Tersiyer yapı tek zincirin üç boyutlu katlanmasıdır (disülfit köprüleri, hidrofobik etkileşimler). Kuaterner yapı birden fazla alt birimin birleşmesidir (ör. hemoglobin α₂β₂).
Haemoglobin has a quaternary structure composed of four subunits.
DenaturationDenatürasyon
Isı, aşırı pH ya da kimyasallarla proteinin sekonder, tersiyer ve kuaterner yapısının bozulmasıdır. Peptit bağları kopmadığı için primer yapı korunur, ancak protein işlevini kaybeder.
Denaturation disrupts the three-dimensional structure but not the primary structure of a protein.
Isoelectric point (pI)İzoelektrik nokta
Bir amino asidin ya da proteinin net yükünün sıfır olduğu pH değeridir. Bu pH'da protein elektrik alanında hareket etmez ve çözünürlüğü en düşüktür.
At its isoelectric point, a protein has no net charge.
Enzimler
EnzymeEnzim
Biyolojik katalizördür: aktivasyon enerjisini düşürerek tepkimeyi hızlandırır, ancak tepkimenin serbest enerji değişimini (ΔG) ve denge noktasını değiştirmez. Substrat aktif bölgeye bağlanır.
Enzymes lower the activation energy of a reaction.
İpucu: Enzimler dengeyi değiştirmez, dengeye ulaşma hızını artırır.
Km and VmaxKm ve Vmax
Vmax, enzimin ulaşabileceği en yüksek tepkime hızıdır. Km, hızın Vmax'ın yarısına ulaştığı substrat derişimidir; düşük Km substrata yüksek ilgi (afinite) demektir.
A low Km indicates a high affinity of the enzyme for its substrate.
Competitive inhibitionYarışmalı inhibisyon
İnhibitör substratla aktif bölge için yarışır. Km artar, Vmax değişmez; substrat derişimi artırılarak inhibisyon aşılabilir.
In competitive inhibition, Km increases while Vmax remains unchanged.
İpucu: Yarışmalı: Km ↑, Vmax aynı.
Non-competitive inhibitionYarışmasız inhibisyon
İnhibitör aktif bölge dışında bir yere bağlanır. Vmax azalır, Km değişmez; substrat artırılarak aşılamaz.
In non-competitive inhibition, Vmax decreases while Km is unchanged.
İpucu: Yarışmasız: Vmax ↓, Km aynı.
Coenzymes and vitaminsKoenzimler ve vitaminler
Birçok koenzim B vitaminlerinden türer: NAD⁺ niasinden (B3), FAD riboflavinden (B2), koenzim A pantotenik asitten (B5), tiamin pirofosfat tiaminden (B1) oluşur.
NAD⁺ is derived from niacin (vitamin B3).
Karbonhidratlar ve enerji metabolizması
Monosaccharides and disaccharidesMonosakkaritler ve disakkaritler
Glukoz ve galaktoz aldoheksoz, fruktoz ketoheksozdur. Sukroz = glukoz + fruktoz, laktoz = galaktoz + glukoz, maltoz = glukoz + glukoz.
Lactose is a disaccharide composed of galactose and glucose.
Glycogen, starch and celluloseGlikojen, nişasta ve selüloz
Glikojen, hayvanlarda karaciğer ve kasta depolanan, α-1,4 ve α-1,6 bağlarıyla çok dallı bir glukoz polimeridir. Nişasta bitkilerin depo karbonhidratıdır. Selüloz β-1,4 bağlıdır ve insanlar onu sindiremez.
Glycogen is a highly branched glucose polymer stored in the liver and muscle.
GlycolysisGlikoliz
Sitoplazmada bir glukozu iki pirüvata yıkar; net 2 ATP ve 2 NADH kazanılır. Hız kısıtlayıcı enzim fosfofruktokinaz-1'dir (PFK-1). Oksijen yokluğunda pirüvat laktata dönüşür.
Glycolysis converts one glucose molecule into two pyruvate molecules in the cytoplasm.
İpucu: Net kazanç: 2 ATP ve 2 NADH.
Citric acid (Krebs) cycleSitrik asit (Krebs) döngüsü
Mitokondri matriksinde asetil-KoA'yı oksitler. Her turda 3 NADH, 1 FADH₂, 1 GTP ve 2 CO₂ oluşur. Pirüvat dehidrogenaz pirüvatı asetil-KoA'ya çevirerek glikolizi döngüye bağlar.
The citric acid cycle takes place in the mitochondrial matrix.
Electron transport chain and oxidative phosphorylationElektron taşıma zinciri ve oksidatif fosforilasyon
Mitokondri iç zarındaki komplekslerde NADH ve FADH₂'den gelen elektronlar son alıcı olan oksijene aktarılır. Oluşan proton gradyanını ATP sentaz (kompleks V) ATP üretmek için kullanır.
Oxygen is the final electron acceptor of the electron transport chain.
Lipitler ve lipoproteinler
Fatty acidsYağ asitleri
Doymuş yağ asitlerinde çift bağ yoktur; doymamışlarda bir ya da daha fazla çift bağ bulunur. Linoleik asit (omega-6) ve alfa-linolenik asit (omega-3) esansiyel yağ asitleridir.
Linoleic acid and alpha-linolenic acid are essential fatty acids.
TriglycerideTrigliserit
Bir gliserol molekülüne üç yağ asidinin ester bağıyla bağlanmasıyla oluşur; vücudun ana enerji deposudur ve adipoz dokuda saklanır.
Triglycerides consist of glycerol esterified with three fatty acids.
CholesterolKolesterol
Hücre zarının yapısına katılır; steroid hormonlar, safra asitleri ve D vitamininin öncülüdür. Sentezinde hız kısıtlayıcı enzim HMG-KoA redüktazdır; statinler bu enzimi inhibe eder.
HMG-CoA reductase is the rate-limiting enzyme of cholesterol synthesis.
LipoproteinsLipoproteinler
Şilomikronlar diyet trigliseritlerini bağırsaktan taşır. VLDL karaciğerde yapılan trigliseritleri taşır. LDL kolesterolü dokulara götürür (“kötü kolesterol”); HDL fazla kolesterolü dokulardan karaciğere geri taşır (ters kolesterol taşınımı).
HDL transports cholesterol from the tissues back to the liver.
Vitaminler
Fat-soluble vitaminsYağda çözünen vitaminler
A, D, E ve K vitaminleri yağda çözünür; yağla birlikte emilir ve vücutta depolanabildikleri için fazla alındıklarında toksisite yapabilirler. B grubu ve C vitamini suda çözünür.
Vitamins A, D, E and K are fat-soluble.
Vitamin CC vitamini
Kollajen sentezinde prolin ve lizinin hidroksilasyonu için gereklidir. Eksikliğinde skorbüt görülür: diş eti kanaması, yara iyileşmesinde gecikme ve kolay morarma.
Vitamin C deficiency causes scurvy due to impaired collagen synthesis.
Vitamin KK vitamini
Pıhtılaşma faktörleri II, VII, IX ve X ile protein C ve S'nin karboksilasyonu için gereklidir. Varfarin K vitamini döngüsünü engelleyerek etki eder.
Vitamin K is required for the synthesis of clotting factors II, VII, IX and X.
Vitamin DD vitamini
Deride güneş ışığıyla (UVB) sentezlenir; karaciğerde 25-hidroksi, böbrekte 1,25-dihidroksi (aktif) forma dönüşür. Bağırsaktan kalsiyum ve fosfat emilimini artırır; eksikliği çocuklarda raşitizme, erişkinlerde osteomalaziye yol açar.
The active form of vitamin D is calcitriol (1,25-dihydroxycholecalciferol).
Komitede sık karıştırılanlar
| Kavram | Karıştırılan | Fark |
|---|---|---|
| Yarışmalı inhibisyon | Yarışmasız inhibisyon | Yarışmalıda inhibitör aktif bölgeye bağlanır: Km artar, Vmax değişmez. Yarışmasızda başka bir bölgeye bağlanır: Vmax azalır, Km değişmez. |
| LDL | HDL | LDL kolesterolü karaciğerden dokulara taşır ve damar sertliği riskini artırır; HDL kolesterolü dokulardan karaciğere geri taşır ve koruyucudur. |
| Glikoliz | Krebs döngüsü | Glikoliz sitoplazmada glukozu pirüvata yıkar (net 2 ATP, 2 NADH); Krebs döngüsü mitokondri matriksinde asetil-KoA'yı CO₂'ye oksitler (3 NADH, 1 FADH₂, 1 GTP). |
| Glikojen | Selüloz | Glikojen α-bağlı, çok dallı hayvansal depo polisakkaritidir; selüloz β-1,4 bağlı bitkisel yapı polisakkaritidir ve insanlar tarafından sindirilemez. |
| Yağda çözünen vitaminler | Suda çözünen vitaminler | A, D, E, K yağda çözünür ve depolanabilir (toksisite riski); B grubu ve C suda çözünür, fazlası idrarla atılır. |
Tıbbi Biyokimya: komite soruları ve cevapları
Bir şıkka tıkla; doğru cevap ve Türkçe açıklaması açılır.
Soru 1. The normal pH range of arterial blood is:
- 6.80–7.00
- 7.00–7.20
- 7.35–7.45
- 7.50–7.70
- 7.80–8.00
Cevabı göster
Doğru cevap: C) 7.35–7.45
Arteriyel kan pH'sı normalde 7,35–7,45 arasındadır.Soru 2. In competitive inhibition:
- Km decreases and Vmax decreases
- Km increases and Vmax is unchanged
- Km is unchanged and Vmax decreases
- Both Km and Vmax increase
- The inhibitor binds covalently to the substrate
Cevabı göster
Doğru cevap: B) Km increases and Vmax is unchanged
Yarışmalı inhibitör aktif bölge için yarışır; görünür Km artar, Vmax değişmez.Soru 3. Lactose is composed of:
- Glucose and fructose
- Glucose and glucose
- Galactose and glucose
- Galactose and fructose
- Fructose and fructose
Cevabı göster
Doğru cevap: C) Galactose and glucose
Laktoz = galaktoz + glukoz; sukroz = glukoz + fruktoz; maltoz = glukoz + glukoz.Soru 4. The rate-limiting enzyme of cholesterol synthesis is:
- Phosphofructokinase-1
- HMG-CoA reductase
- Pyruvate dehydrogenase
- Lipoprotein lipase
- ATP synthase
Cevabı göster
Doğru cevap: B) HMG-CoA reductase
HMG-KoA redüktaz kolesterol sentezinin hız kısıtlayıcı enzimidir; statinlerin hedefidir.Soru 5. What is the net ATP yield of glycolysis per molecule of glucose?
- 1
- 2
- 4
- 32
- 38
Cevabı göster
Doğru cevap: B) 2
Glikolizde 4 ATP üretilir, 2 ATP harcanır; net kazanç 2 ATP'dir.Soru 6. The final electron acceptor of the electron transport chain is:
- NAD⁺
- FAD
- Oxygen
- Water
- Cytochrome c
Cevabı göster
Doğru cevap: C) Oxygen
Elektronlar son olarak oksijene aktarılır ve su oluşur.Soru 7. Which covalent bond stabilises the tertiary structure of proteins?
- Hydrogen bond
- Ionic bond
- Disulfide bond
- Hydrophobic interaction
- Van der Waals force
Cevabı göster
Doğru cevap: C) Disulfide bond
Disülfit köprüsü iki sistein arasında kurulan kovalent bağdır; diğerleri kovalent olmayan etkileşimlerdir.Soru 8. Which vitamin is required for the synthesis of clotting factors II, VII, IX and X?
- Vitamin A
- Vitamin C
- Vitamin D
- Vitamin E
- Vitamin K
Cevabı göster
Doğru cevap: E) Vitamin K
K vitamini bu faktörlerin gama-karboksilasyonu için gereklidir.Soru 9. The main buffer of the extracellular fluid is:
- Phosphate
- Haemoglobin
- Bicarbonate
- Ammonia
- Albumin
Cevabı göster
Doğru cevap: C) Bicarbonate
Hücre dışı sıvının ana tamponu bikarbonat (H₂CO₃/HCO₃⁻) sistemidir.Soru 10. Which lipoprotein carries dietary triglycerides from the intestine?
- LDL
- HDL
- VLDL
- Chylomicron
- IDL
Cevabı göster
Doğru cevap: D) Chylomicron
Şilomikronlar bağırsakta oluşur ve diyetle alınan trigliseritleri taşır.Soru 11. Denaturation of a protein does NOT break:
- Hydrogen bonds
- Peptide bonds
- Hydrophobic interactions
- Ionic bonds
- The quaternary structure
Cevabı göster
Doğru cevap: B) Peptide bonds
Denatürasyonda primer yapı (peptit bağları) korunur.Soru 12. Scurvy is caused by a deficiency of:
- Vitamin B1
- Vitamin B12
- Vitamin C
- Vitamin D
- Vitamin K
Cevabı göster
Doğru cevap: C) Vitamin C
C vitamini eksikliğinde kollajen sentezi bozulur ve skorbüt gelişir.
Biyokimya için İngilizce kalıplar
| Kalıp | Türkçesi | Örnek cümle |
|---|---|---|
| X catalyses the conversion of A into B. | X, A'nın B'ye dönüşümünü katalizler. | Pyruvate dehydrogenase catalyses the conversion of pyruvate into acetyl-CoA. |
| The rate-limiting step of X is catalysed by Y. | X'in hız kısıtlayıcı basamağını Y katalizler. | The rate-limiting step of glycolysis is catalysed by phosphofructokinase-1. |
| X is stored as Y in Z. | X, Z'de Y olarak depolanır. | Glucose is stored as glycogen in the liver. |
| A deficiency of X leads to Y. | X eksikliği Y'ye yol açar. | A deficiency of vitamin D leads to rickets in children. |
| X acts as a precursor of Y. | X, Y'nin öncülüdür. | Cholesterol acts as a precursor of steroid hormones. |
| An increase in X results in a decrease in Y. | X'teki artış Y'de azalmaya neden olur. | An increase in H⁺ concentration results in a decrease in pH. |
Fizyolojiye GirişIntroduction to Physiology
Fizyolojiye giriş Dönem 1 notları: homeostaz ve geri bildirim, vücut sıvı bölmeleri, membran ve aksiyon potansiyeli, sinaps, kas kasılması, otonom sinir sistemi ve kalp-damar temelleri. İngilizce terimler, komite soruları ve cevapları.
Homeostaz ve vücut sıvıları
HomeostasisHomeostaz
Dış ortam değişse de iç ortamın (vücut sıcaklığı, kan şekeri, pH, kan basıncı) dar sınırlar içinde sabit tutulmasıdır. Bir reseptör, kontrol merkezi ve efektör üzerinden çalışır.
Homeostasis is the maintenance of a stable internal environment.
Negative feedbackNegatif geri bildirim
Değişkeni başlangıç değerine geri döndüren, en yaygın düzenleme biçimidir. Örnekler: vücut sıcaklığı, kan glukozu (insülin-glukagon) ve kan basıncının (baroreseptör refleksi) düzenlenmesi.
Blood glucose is regulated by negative feedback.
Positive feedbackPozitif geri bildirim
Değişikliği daha da büyüten döngüdür; olay tamamlanınca sona erer. Örnekler: doğumda oksitosin salınımı, kan pıhtılaşması ve ovulasyondan önceki LH artışı.
Oxytocin release during labour is an example of positive feedback.
İpucu: Pozitif geri bildirim örnekleri sınırlıdır; şıklarda kolay ayırt edilir.
Body fluid compartmentsVücut sıvı bölmeleri
Erişkin erkekte toplam vücut suyu vücut ağırlığının yaklaşık %60'ıdır (60-40-20 kuralı): yaklaşık üçte ikisi hücre içi (%40), üçte biri hücre dışı (%20) sıvıdır. Hücre dışı sıvının yaklaşık dörtte üçü interstisyel sıvı, dörtte biri plazmadır.
Total body water is approximately 60% of body weight in adult men.
Intracellular and extracellular ionsHücre içi ve dışı iyonlar
Hücre içi sıvının ana katyonu potasyum (K⁺), hücre dışı sıvının ana katyonu sodyum (Na⁺), ana anyonu klordur (Cl⁻). Bu fark Na⁺/K⁺ pompasıyla korunur.
Potassium is the main intracellular cation.
Osmosis and tonicityOsmoz ve tonisite
Osmoz, suyun yarı geçirgen zardan çözünen derişimi yüksek tarafa geçmesidir. İzotonik çözeltide (%0,9 NaCl) eritrosit hacmi değişmez; hipotonik çözeltide su girer, hücre şişer ve patlayabilir (hemoliz); hipertonik çözeltide su çıkar ve hücre büzülür (krenasyon).
In a hypotonic solution, red blood cells swell and may lyse.
Membran potansiyeli ve sinir iletimi
Resting membrane potentialDinlenim membran potansiyeli
Nöronlarda yaklaşık −70 mV, iskelet kasında yaklaşık −90 mV'dir. Esas olarak K⁺'un sızıntı kanallarından dışarı çıkmasıyla oluşur; Na⁺/K⁺ pompası iyon farklarını korur.
The resting membrane potential is mainly determined by potassium ions.
Action potentialAksiyon potansiyeli
Eşik değere (yaklaşık −55 mV) ulaşılınca voltaj kapılı Na⁺ kanalları açılır ve depolarizasyon olur. Ardından Na⁺ kanalları inaktive olur, K⁺ kanalları açılır ve repolarizasyon gelir; kısa bir hiperpolarizasyon görülebilir. Ya hep ya hiç kuralına uyar.
Depolarisation is caused by the influx of sodium through voltage-gated channels.
Refractory periodsRefrakter dönemler
Mutlak refrakter dönemde uyarının şiddeti ne olursa olsun yeni aksiyon potansiyeli oluşmaz (Na⁺ kanalları inaktiftir). Göreceli refrakter dönemde ancak eşik üstü güçlü bir uyarı yeni potansiyel oluşturabilir.
No action potential can be generated during the absolute refractory period.
Saltatory conductionAtlamalı iletim
Miyelinli aksonlarda aksiyon potansiyeli yalnızca Ranvier boğumlarında oluşur ve boğumdan boğuma atlar; bu, iletimi hızlandırır ve enerji tasarrufu sağlar.
Saltatory conduction occurs at the nodes of Ranvier in myelinated axons.
Chemical synapseKimyasal sinaps
Aksiyon potansiyeli akson ucuna ulaşınca voltaj kapılı Ca²⁺ kanalları açılır; Ca²⁺ girişi nörotransmitter içeren veziküllerin ekzositozunu sağlar. Nöromüsküler kavşakta nörotransmitter asetilkolindir ve asetilkolinesterazla yıkılır.
Acetylcholine is the neurotransmitter at the neuromuscular junction.
Kas fizyolojisi
Excitation–contraction couplingUyarılma-kasılma eşleşmesi
Aksiyon potansiyeli T tübüllerine yayılır; dihidropiridin ve riyanodin reseptörleri aracılığıyla sarkoplazmik retikulumdan Ca²⁺ salınır. Ca²⁺ troponin C'ye bağlanır, tropomiyozin kayar ve aktin-miyozin çapraz köprüleri kurulur.
In skeletal muscle, calcium binds to troponin C to initiate contraction.
Sliding filament theoryKayan filamentler kuramı
Kasılmada aktin ve miyozin filamentlerinin uzunluğu değişmez; aktin filamentleri miyozinin üzerinde kayarak sarkomerin ortasına doğru çekilir. Çapraz köprünün ayrılması için ATP gerekir.
During contraction, actin filaments slide over myosin filaments towards the centre of the sarcomere.
İpucu: ATP olmadan çapraz köprü ayrılamaz (rigor mortis).
Otonom sinir sistemi ve hormonlar
Sympathetic and parasympathetic systemsSempatik ve parasempatik sistem
Sempatik sistem “savaş ya da kaç” yanıtını yönetir: kalp hızı ve kan basıncı artar, bronşlar genişler, sindirim yavaşlar; postganglionik nörotransmitteri çoğunlukla noradrenalindir. Parasempatik sistem “dinlen ve sindir” yanıtını yönetir, asetilkolin kullanır ve kalp hızını azaltır.
Parasympathetic stimulation decreases the heart rate.
Peptide and steroid hormonesPeptit ve steroid hormonlar
Peptit hormonlar (ör. insülin) suda çözünür ve hücre yüzeyindeki reseptörlere bağlanarak ikinci haberciler aracılığıyla etki eder. Steroid hormonlar (ör. kortizol) yağda çözünür, zardan geçer ve hücre içi reseptörlere bağlanarak gen ifadesini değiştirir.
Steroid hormones bind to intracellular receptors.
Blood glucose regulationKan şekeri düzenlenmesi
Kan şekeri yükseldiğinde pankreasın beta hücrelerinden insülin salınır; glukozun hücrelere alınmasını ve glikojen olarak depolanmasını sağlar. Kan şekeri düştüğünde alfa hücrelerinden glukagon salınır; glikojenoliz ve glukoneogenezi uyarır.
Insulin lowers blood glucose, whereas glucagon raises it.
Kalp-damar ve kan
Cardiac outputKalp debisi
Kalp debisi = kalp hızı × atım hacmi. Dinlenimdeki erişkinde yaklaşık 5 L/dk'dır.
Cardiac output is the product of heart rate and stroke volume.
Blood pressureKan basıncı
Sistolik basınç ventrikül kasılması, diyastolik basınç gevşeme sırasındaki arter basıncıdır. Nabız basıncı = sistolik − diyastolik. Ortalama arter basıncı yaklaşık diyastolik basınç + nabız basıncının üçte biridir.
Mean arterial pressure is approximately diastolic pressure plus one third of the pulse pressure.
Composition of bloodKanın bileşimi
Kanın yaklaşık %55'i plazma, %45'i şekilli elemanlardır (eritrosit, lökosit, trombosit). Eritrositlerin kan hacmindeki oranına hematokrit denir.
Haematocrit is the percentage of blood volume occupied by red blood cells.
Oxygen transportOksijen taşınması
Oksijenin büyük kısmı eritrositlerde hemoglobine bağlı taşınır; çok az bir kısmı plazmada çözünmüş hâldedir. Her hemoglobin molekülü dört oksijen molekülü bağlayabilir.
Most oxygen in the blood is transported bound to haemoglobin.
ThermoregulationIsı düzenlenmesi
Vücut sıcaklığının ayar noktası hipotalamustadır. Sıcakta terleme ve deri damarlarının genişlemesi (vazodilatasyon), soğukta titreme ve vazokonstriksiyon devreye girer.
The hypothalamus acts as the body's thermostat.
Komitede sık karıştırılanlar
| Kavram | Karıştırılan | Fark |
|---|---|---|
| Negatif geri bildirim | Pozitif geri bildirim | Negatif geri bildirim değişikliği tersine çevirir (sıcaklık, kan şekeri); pozitif geri bildirim değişikliği büyütür ve olay bitince durur (doğum, pıhtılaşma). |
| Hücre içi sıvı | Hücre dışı sıvı | Hücre içinde K⁺ yüksektir ve vücut suyunun üçte ikisi buradadır; hücre dışında Na⁺ ve Cl⁻ yüksektir ve vücut suyunun üçte biri buradadır. |
| Mutlak refrakter dönem | Göreceli refrakter dönem | Mutlak dönemde hiçbir uyarı yanıt oluşturmaz; göreceli dönemde ancak eşik üstü güçlü bir uyarı yanıt oluşturur. |
| Sempatik sistem | Parasempatik sistem | Sempatik “savaş ya da kaç”: kalp hızı artar, bronşlar genişler. Parasempatik “dinlen ve sindir”: kalp hızı azalır, sindirim artar. |
| Peptit hormon | Steroid hormon | Peptit hormonlar zar reseptörlerine bağlanıp ikinci habercileri kullanır; steroid hormonlar hücre içi reseptörlere bağlanıp gen ifadesini değiştirir. |
Fizyolojiye Giriş: komite soruları ve cevapları
Bir şıkka tıkla; doğru cevap ve Türkçe açıklaması açılır.
Soru 1. Which of the following is an example of positive feedback?
- Regulation of body temperature
- Regulation of blood glucose
- Oxytocin release during labour
- The baroreceptor reflex
- Regulation of blood pH
Cevabı göster
Doğru cevap: C) Oxytocin release during labour
Doğumda oksitosin kasılmaları artırır, kasılmalar da daha fazla oksitosin salgılatır; bu pozitif geri bildirimdir.Soru 2. The main intracellular cation is:
- Sodium
- Potassium
- Calcium
- Chloride
- Magnesium
Cevabı göster
Doğru cevap: B) Potassium
Hücre içinde en çok bulunan katyon potasyumdur.Soru 3. The depolarisation phase of the action potential is caused by:
- K⁺ efflux
- Na⁺ influx
- Cl⁻ influx
- Ca²⁺ efflux
- Na⁺/K⁺ pump activity
Cevabı göster
Doğru cevap: B) Na⁺ influx
Voltaj kapılı Na⁺ kanallarının açılmasıyla Na⁺ hücreye girer ve membran depolarize olur.Soru 4. In an adult man, total body water is about ___ of body weight.
- 20%
- 40%
- 60%
- 80%
- 95%
Cevabı göster
Doğru cevap: C) 60%
60-40-20 kuralı: toplam vücut suyu %60, hücre içi %40, hücre dışı %20.Soru 5. A red blood cell placed in a hypotonic solution will:
- shrink
- swell and may lyse
- remain unchanged
- lose all its water
- divide
Cevabı göster
Doğru cevap: B) swell and may lyse
Hipotonik ortamda su hücreye girer; hücre şişer ve hemoliz olabilir.Soru 6. Cardiac output equals:
- heart rate × stroke volume
- stroke volume ÷ heart rate
- systolic − diastolic pressure
- blood pressure × resistance
- heart rate + stroke volume
Cevabı göster
Doğru cevap: A) heart rate × stroke volume
Kalp debisi = kalp hızı × atım hacmi.Soru 7. Saltatory conduction occurs at the:
- synaptic cleft
- nodes of Ranvier
- axon hillock only
- dendrites
- motor end plate
Cevabı göster
Doğru cevap: B) nodes of Ranvier
Miyelinli aksonlarda aksiyon potansiyeli Ranvier boğumlarından boğumlarına atlar.Soru 8. The neurotransmitter at the neuromuscular junction is:
- Noradrenaline
- Dopamine
- Acetylcholine
- GABA
- Serotonin
Cevabı göster
Doğru cevap: C) Acetylcholine
Motor nöron ucundan salınan asetilkolin kas hücresindeki nikotinik reseptörlere bağlanır.Soru 9. In skeletal muscle, calcium initiates contraction by binding to:
- Tropomyosin
- Troponin C
- Myosin
- Actin
- Calmodulin
Cevabı göster
Doğru cevap: B) Troponin C
Ca²⁺ troponin C'ye bağlanır, tropomiyozin kayar ve aktin üzerindeki bağlanma bölgeleri açılır. Düz kasta ise kalmodulin rol oynar.Soru 10. Parasympathetic stimulation of the heart:
- increases heart rate
- decreases heart rate
- has no effect
- markedly increases contractility
- causes coronary vasoconstriction only
Cevabı göster
Doğru cevap: B) decreases heart rate
Vagus siniri aracılığıyla parasempatik uyarı kalp hızını azaltır.Soru 11. Steroid hormones act mainly by binding to:
- cell-surface G protein–coupled receptors
- intracellular receptors
- ion channels
- tyrosine kinase receptors
- gap junctions
Cevabı göster
Doğru cevap: B) intracellular receptors
Steroid hormonlar yağda çözündükleri için zardan geçer ve hücre içi reseptörlere bağlanır.
Fizyoloji için İngilizce kalıplar
| Kalıp | Türkçesi | Örnek cümle |
|---|---|---|
| X increases / decreases Y. | X, Y'yi artırır / azaltır. | Sympathetic stimulation increases heart rate. |
| When X rises, Y is released. | X yükseldiğinde Y salınır. | When blood glucose rises, insulin is released. |
| X is regulated by Y. | X, Y tarafından düzenlenir. | Body temperature is regulated by the hypothalamus. |
| X is maintained within a narrow range. | X dar bir aralıkta tutulur. | Blood pH is maintained within a narrow range. |
| X is proportional to Y. | X, Y ile orantılıdır. | The rate of diffusion is proportional to the concentration gradient. |
| …, which leads to Y. | …, bu da Y'ye yol açar. | Sodium enters the cell, which leads to depolarisation. |
İngilizce Konuşma KalıplarıSpeaking Phrases for Medical, Dental and Nursing Students
İngilizce tıp, diş hekimliği ve hemşirelik okuyan Dönem 1 öğrencileri için konuşma kalıpları: kendini tanıtma, sunum yapma, süreç anlatma, soru sorma, hasta ile konuşma, koltuk başı ve SBAR. Her kalıbın Türkçe anlamı, kullanım yeri ve model cevaplı sözlü sınav görevleri.
Kendini tanıtma ve açılış
Let me introduce myself.Kendimi tanıtayım.
Sözlü sınav, staj ya da sınıf sunumunun ilk cümlesidir. Ardından adını, programını ve sınıfını söyle.
Let me introduce myself. My name is Elif and I'm a first-year medical student.
İpucu: Kısa tut: 20–30 saniye yeterlidir.
I'm a first-year ... student at ...... Üniversitesi'nde birinci sınıf ... öğrencisiyim.
Programını söylerken medical, dental ya da nursing student kullanılır. “First class student” denmez.
I'm a first-year dental student at Hacettepe University.
İpucu: “1st class” değil “first-year” de.
I'm particularly interested in ... because ...Özellikle ... ile ilgileniyorum, çünkü ...
İlgi alanını gerekçesiyle anlatmak, sözlü sınavda “Why medicine?” gibi sorulara güçlü bir giriş sağlar.
I'm particularly interested in physiology because it explains how the body works.
Today I'm going to talk about ...Bugün ... hakkında konuşacağım.
Sunumun konusunu ilk cümlede açıkça söyle. Ardından ana başlıkları say.
Good morning, everyone. Today I'm going to talk about the structure of the cell membrane.
My presentation is divided into three parts.Sunumum üç bölümden oluşuyor.
Dinleyiciye yol haritası verir; komite sunumlarında hocalar bu yapıyı bekler.
My presentation is divided into three parts: structure, function and clinical relevance.
Sunumu yönetme (signposting)
First of all, ...Her şeyden önce, ...
İlk ana noktaya geçerken kullanılır. Sonra “Secondly” ve “Finally” ile devam et.
First of all, I'll describe the phospholipid bilayer.
Moving on to ...... konusuna geçecek olursak
Bir bölümden diğerine geçişi işaretler; dinleyici kopmaz.
Moving on to membrane proteins, there are two main types.
As you can see on this slide, ...Bu slaytta gördüğünüz gibi, ...
Slayttaki şekil, tablo ya da grafiğe dikkat çekmek için kullanılır.
As you can see on this slide, the heart has four chambers.
This brings me to my next point.Bu beni bir sonraki noktama getiriyor.
Bir fikri bitirip diğerine akıcı biçimde geçmek için kullanılır.
This brings me to my next point: the role of insulin.
To sum up, ...Özetlemek gerekirse, ...
Kapanışta ana mesajları bir iki cümleyle tekrar et. “In conclusion” da kullanılabilir.
To sum up, the cell membrane controls what enters and leaves the cell.
Thank you for listening. Are there any questions?Dinlediğiniz için teşekkürler. Sorusu olan var mı?
Sunumu kapatmanın standart yoludur.
Thank you for listening. I'd be happy to answer any questions.
Süreç ve mekanizma anlatma
The process begins with ...Süreç ... ile başlar.
Fizyoloji ve biyokimya sözlülerinde bir mekanizmayı baştan anlatmaya başlamanın en net yoludur.
The process begins with the depolarisation of the SA node.
This is followed by ...Bunu ... izler.
Basamakları sırayla bağlar; “then”i sürekli tekrar etmekten kurtarır.
This is followed by contraction of the atria.
İpucu: then, after that, subsequently, finally ile sırayı çeşitlendir.
X is converted into Y by Z.X, Z tarafından Y'ye dönüştürülür.
Enzimatik basamakları ve metabolik yolları anlatırken kullanılan edilgen kalıptır.
Angiotensin I is converted into angiotensin II by ACE.
X stimulates / inhibits Y.X, Y'yi uyarır / baskılar.
Hormon ve sinir sistemi düzenlemelerini anlatırken en sık kullanılan fiillerdir.
Insulin stimulates glucose uptake into muscle cells.
İpucu: Eş anlamlılar: activates, promotes / suppresses, blocks.
As a result, ...Sonuç olarak, ...
Bir basamağın sonucunu bağlar; neden-sonuç zincirini anlaşılır kılar.
As a result, blood glucose levels fall.
Görüş bildirme ve tartışma
In my opinion, ...Bence, ...
Kendi görüşünü belirtmek için kullanılır. Daha az kesin anlatım için “I tend to think that ...” denebilir.
In my opinion, communication skills should be taught from the first year.
I agree with you to some extent, but ...Size bir ölçüde katılıyorum, ama ...
Kibar ama net biçimde itiraz etmeyi sağlar; tartışma görevlerinde puan getirir.
I agree with you to some extent, but practical sessions are also essential.
İpucu: “I am agree” yanlıştır; “I agree” de.
That's a good point. However, ...Bu iyi bir nokta. Ancak, ...
Karşı tarafın fikrini kabul edip kendi görüşünü eklemenin en doğal yoludur.
That's a good point. However, online lectures cannot replace dissection.
Anlamadığında ve zaman kazanmak için
Could you repeat that, please?Tekrar edebilir misiniz, lütfen?
Soruyu tam duymadığında sessiz kalmak yerine kullan. Kibar ve sınavda tamamen kabul edilebilir bir ifadedir.
Sorry, could you repeat the question, please?
Sorry, what do you mean by ...?Pardon, ... ile ne demek istiyorsunuz?
Bir terimi ya da soruyu netleştirmek için kullanılır.
Sorry, what do you mean by “negative feedback” in this context?
Do you mean that ...?... mı demek istiyorsunuz?
Anladığını kontrol etmek için soruyu kendi cümlenle geri söyle.
Do you mean that I should compare the two hormones?
That's an interesting question. Let me think for a moment.Bu ilginç bir soru. Bir saniye düşüneyim.
Cevabı toparlarken sessiz kalmak yerine kullanılan doğal bir zaman kazanma kalıbıdır.
That's an interesting question. Let me think for a moment.
İpucu: Sadece bir kez kullan; sonra cevaba geç.
Şekil ve grafik anlatma
This diagram shows ...Bu şema ... gösteriyor.
Bir şekli anlatmaya başlarken önce ne gösterdiğini söyle, sonra ayrıntılara geç.
This diagram shows the structure of a neuron.
On the left / right, you can see ...Solda / sağda ... görüyorsunuz.
Şekil üzerinde yer tarif ederken kullanılır. At the top, at the bottom, in the centre da işe yarar.
On the left, you can see the dendrites.
X increases sharply / gradually.X keskin biçimde / yavaş yavaş artar.
Grafiklerde değişimi anlatır. Zıt anlamlıları: decreases, falls, drops; sabitlik için remains stable.
Blood glucose increases sharply after a meal.
Hasta ile iletişim
What brings you here today?Sizi bugün buraya ne getirdi?
Anamnezin açık uçlu ilk sorusudur. Hasta kendi sözleriyle anlatsın.
Hello, I'm Elif, a medical student. What brings you here today?
İpucu: Önce kendini tanıt ve izin iste.
When did it start?Ne zaman başladı?
Şikâyetin başlangıcını sorar. “How long have you had it?” de kullanılabilir.
When did the pain start?
Can you describe the pain?Ağrıyı tarif edebilir misiniz?
Ağrının niteliğini sorar: sharp, dull, burning, throbbing, stabbing. Ağrı sorgusu için SOCRATES kısaltması kullanılır.
Can you describe the pain? Is it sharp or dull?
On a scale of 0 to 10, how bad is the pain?0'dan 10'a kadar bir ölçekte ağrınız ne kadar şiddetli?
Ağrı şiddetini sayısal ölçekle sorar.
On a scale of 0 to 10, where 10 is the worst pain you can imagine, how bad is it?
Do you have any allergies? Are you taking any medication?Herhangi bir alerjiniz var mı? Düzenli kullandığınız ilaç var mı?
Her anamnezde ve her girişimden önce sorulması gereken iki temel sorudur.
Before we start, do you have any allergies to medicines?
I'm just going to ... Is that okay?Şimdi ... yapacağım. Sizin için uygun mu?
Her muayene ve girişimden önce sözlü onam almanın sade yoludur.
I'm just going to listen to your chest. Is that okay?
Diş hekimliği koltuk başı
Please open wide.Lütfen ağzınızı iyice açın.
Ağız içi muayenenin temel talimatıdır.
Please open wide for me. That's great.
Bite down gently, please.Lütfen hafifçe ısırın.
Okluzyon kontrolü ve artikülasyon kâğıdı kullanırken söylenir.
Bite down gently on this paper, please.
You may feel some pressure, but it shouldn't hurt.Biraz baskı hissedebilirsiniz ama acımamalı.
Anestezi sonrası girişime başlarken hastayı hazırlar.
You may feel some pressure, but it shouldn't hurt.
Raise your hand if you feel any pain.Ağrı hissederseniz elinizi kaldırın.
Ağzı açık hastanın konuşamayacağını düşünerek önceden işaret belirlenir.
Raise your hand if you feel any pain and I'll stop.
You can rinse now.Şimdi çalkalayabilirsiniz.
İşlem arasında ya da sonunda kullanılır.
All done for now. You can rinse now.
Hemşirelik ve SBAR
Can you confirm your full name and date of birth?Tam adınızı ve doğum tarihinizi teyit eder misiniz?
İlaç uygulamadan ve işlemden önce hasta kimliği iki tanımlayıcıyla doğrulanır.
Before I give you this medicine, can you confirm your full name and date of birth?
I'm going to check your blood pressure.Tansiyonunuzu ölçeceğim.
Yapacağın işlemi önceden söylemek hastanın kaygısını azaltır.
I'm going to check your blood pressure and temperature now.
Press the call bell if you need anything.Bir şeye ihtiyacınız olursa hemşire çağrı zilini kullanın.
Hastanın yanından ayrılırken söylenir.
Press the call bell if you need anything. I'll be back soon.
SBAR: Situation, Background, Assessment, RecommendationSBAR: Durum, Öykü, Değerlendirme, Öneri
Hekimi arama ve vardiya teslimi için standart yapıdır. Situation: “I'm calling about ...”; Background: tanı ve öykü; Assessment: bulgular; Recommendation: ne istediğin.
I'm calling about Mr Smith in bed 4. His blood pressure has dropped to 85/50.
İpucu: Rakamları birimleriyle söyle.
Sık yapılan hatalar
| Yanlış | Doğru | Neden? |
|---|---|---|
| I am agree | I agree | agree bir fiildir; “am” ile kullanılmaz. Doğrusu: I agree / I don't agree. |
| Explain me | Explain to me | explain fiilinden sonra kişi “to” ile gelir: Could you explain it to me? |
| Discuss about | Discuss | discuss doğrudan nesne alır: We discussed the results. “about” fazladır. |
| The patient has 40 years | The patient is 40 years old | Yaş “to be” ile söylenir: She is 40 years old / a 40-year-old woman. |
| Make a research | Do research | research sayılamaz ve “do” ile kullanılır: do research, carry out a study. |
| First class student | First-year student | Sınıf düzeyi için first-year / second-year kullanılır; “first class” birinci sınıf kalite anlamına gelir. |
Sözlü sınav görevleri ve model cevaplar
Önce görevi kendin yap, sonra “Model cevabı göster”e bas ve kalıpları karşılaştır.
Görev 1. Introduce yourself and say why you chose your programme. (1 minute)
Kendini tanıt ve neden bu bölümü seçtiğini anlat. (1 dakika)
Model cevabı göster
Good morning. Let me introduce myself. My name is Elif Kaya and I'm a first-year medical student. I chose medicine for two main reasons. First of all, I have always been interested in how the human body works, especially physiology. Secondly, I want a career in which I can help people directly. In the future, I would like to specialise in paediatrics. That's all from me. Thank you.
Yapı: Yapı: selam → ad ve program → iki gerekçe (First of all / Secondly) → gelecek hedefi → kapanış.
Görev 2. Describe how blood flows through the heart.
Kanın kalpten nasıl geçtiğini anlat.
Model cevabı göster
The process begins when deoxygenated blood returns to the right atrium through the superior and inferior venae cavae. It then passes through the tricuspid valve into the right ventricle. This is followed by contraction of the right ventricle, which pumps the blood through the pulmonary valve into the pulmonary arteries and on to the lungs. In the lungs, the blood is oxygenated. Oxygenated blood returns to the left atrium through the pulmonary veins and passes through the mitral valve into the left ventricle. Finally, the left ventricle pumps the blood through the aortic valve into the aorta and the systemic circulation.
Yapı: Sıra bildiren kalıpları kullan: The process begins / then / This is followed by / Finally.
Görev 3. Describe a graph of blood glucose levels after a meal.
Yemekten sonra kan şekeri grafiğini anlat.
Model cevabı göster
This graph shows blood glucose levels over two hours after a meal. On the horizontal axis you can see time in minutes, and on the vertical axis glucose concentration. Before the meal, glucose is stable at about 5 mmol/L. It then increases sharply and reaches a peak at around 30 to 60 minutes. After that, it falls gradually and returns to the baseline level after about two hours. This fall is mainly due to insulin, which stimulates glucose uptake into cells.
Yapı: Önce eksenleri, sonra genel eğilimi, en sonda nedeni anlat.
Görev 4. Role-play: take a short history from a patient with a headache.
Canlandırma: baş ağrısı olan bir hastadan kısa anamnez al.
Model cevabı göster
Student: Hello, my name is Can and I'm a medical student. Is it okay if I ask you a few questions?
Patient: Yes, of course.
Student: What brings you here today?
Patient: I've had a headache.
Student: When did it start?
Patient: Three days ago.
Student: Can you describe the pain? Where exactly is it?
Patient: It's a dull pain across my forehead.
Student: On a scale of 0 to 10, how bad is it?
Patient: About six.
Student: Does anything make it better or worse?
Patient: It's worse in the evening.
Student: Do you have any allergies, and are you taking any medication?
Patient: No allergies. I take paracetamol sometimes.
Student: Thank you. Is there anything else you'd like to tell me?Yapı: Tanış → izin al → açık uçlu soru → başlangıç → nitelik ve yer → şiddet → artıran/azaltan → alerji ve ilaç → kapanış.
Görev 5. Dental role-play: prepare a patient for a routine examination.
Diş hekimliği canlandırması: hastayı rutin muayeneye hazırla.
Model cevabı göster
Hello, I'm Deniz, a dental student. Today I'm going to examine your teeth and gums. It won't hurt, and it will take about ten minutes. Before we start, do you have any allergies or medical conditions? Thank you. I'm going to lower the chair now. Please open wide. You may feel some pressure when I check your teeth with this small instrument. Raise your hand if you feel any discomfort and I'll stop. Bite down gently, please. Great. All done. You can rinse now.
Yapı: İşlemi, süreyi ve hissedeceklerini önceden açıkla; dur işaretini belirle.
Görev 6. Nursing role-play: call a doctor using SBAR.
Hemşirelik canlandırması: SBAR ile hekimi ara.
Model cevabı göster
Situation: Hello, Dr Yılmaz. This is Ayşe, the nurse on Ward 5. I'm calling about Mr Demir in bed 4. His blood pressure has dropped to 85/50.
Background: He is 72 years old and he had abdominal surgery yesterday.
Assessment: His heart rate is 118, he is pale and his urine output was only 20 mL in the last hour. I think he may be bleeding.
Recommendation: Could you come and see him within the next 15 minutes? Should I start IV fluids in the meantime?Yapı: Her başlığı tek cümleyle ver; rakamları birimleriyle söyle; net bir istekle bitir.
Görev 7. Discussion: Should first-year students use AI tools to study?
Tartışma: Birinci sınıf öğrencileri ders çalışmak için yapay zekâ kullanmalı mı?
Model cevabı göster
In my opinion, AI tools can be useful, but they should not replace textbooks and lectures. On the one hand, they can explain difficult concepts quickly and create practice questions. On the other hand, they sometimes give inaccurate information, which is dangerous in medicine. That's why I think students should always check the answers against reliable sources. To sum up, AI is a helpful assistant, but not a teacher.
Yapı: Görüş → iki yönlü tartışma (On the one hand / On the other hand) → gerekçe → özet.
Ezberlemen gereken 6 kalıp
| Kalıp | Türkçesi | Örnek cümle |
|---|---|---|
| Today I'm going to talk about X. | Bugün X hakkında konuşacağım. | Today I'm going to talk about the renin–angiotensin system. |
| X is converted into Y by Z. | X, Z tarafından Y'ye dönüştürülür. | Pyruvate is converted into acetyl-CoA by pyruvate dehydrogenase. |
| Could you repeat that, please? | Tekrar eder misiniz, lütfen? | Sorry, could you repeat that, please? |
| What brings you here today? | Sizi bugün buraya ne getirdi? | Good morning. What brings you here today? |
| I'm just going to X. Is that okay? | Şimdi X yapacağım. Uygun mu? | I'm just going to take your pulse. Is that okay? |
| To sum up, X. | Özetlemek gerekirse, X. | To sum up, insulin lowers blood glucose. |
İngilizce Akademik Yazma KalıplarıAcademic Writing Phrases for Health Sciences Students
İngilizce tıp, diş hekimliği ve hemşirelik okuyan Dönem 1 öğrencileri için akademik yazma kalıpları: paragraf yapısı, bağlaçlar, tanım, süreç ve edilgen yapı, karşılaştırma, grafik yorumu, görüş yazısı, resmî e-posta ve lab raporu. Model metinler ve sık yapılan hatalar.
Paragraf yapısı
Topic sentenceKonu cümlesi
Paragrafın ilk cümlesidir ve ana fikri verir. Okuyucu yalnızca bu cümleyi okusa bile paragrafın neyi anlattığını anlamalıdır.
The liver has three main functions.
Supporting sentencesDestekleyici cümleler
Konu cümlesini açıklama, örnek ve kanıtla geliştirir. Her cümle tek bir fikre hizmet eder.
Firstly, it stores glycogen. Secondly, it produces bile. Finally, it detoxifies drugs.
Concluding sentenceSonuç cümlesi
Paragrafı ana fikre bağlayarak kapatır; yeni bilgi eklemez.
Therefore, the liver is essential for metabolism.
There are three main types / causes / functions of X.X'in üç ana türü / nedeni / görevi vardır.
Sınıflandırma ve sayma soruları için en güvenli konu cümlesi kalıbıdır.
There are three main types of muscle tissue.
Bağlaçlar (linkers)
Furthermore / In addition / MoreoverAyrıca / Buna ek olarak
Fikir eklemek için cümle başında virgülle kullanılır. Yazıda “and also” yerine tercih edilir.
Furthermore, smoking increases the risk of periodontal disease.
However / In contrast / WhereasAncak / Buna karşın / -iken
However iki cümleyi bağlar ve virgül alır. Whereas tek cümle içinde iki şeyi karşılaştırır.
Arteries carry blood away from the heart, whereas veins carry blood towards it.
Although ..., ...... olmasına rağmen, ...
Tek cümle içinde zıtlık kurar. “Although ..., but ...” yanlıştır; but kullanılmaz.
Although the patient was tired, her vital signs were normal.
İpucu: although ile but aynı cümlede olmaz.
Therefore / As a result / ConsequentlyBu nedenle / Sonuç olarak
Önceki cümlenin sonucunu bağlar.
Insulin secretion is reduced. As a result, blood glucose rises.
because + cümle / because of + isimçünkü / ... nedeniyle
because'dan sonra özne ve fiil gelir; because of ve due to'dan sonra isim gelir.
The surgery was delayed because of the patient's high blood pressure.
For example / such asÖrneğin / gibi
For example cümle başında virgülle kullanılır; such as cümle içinde isimlerden önce gelir.
Some hormones, such as insulin and glucagon, regulate blood glucose.
Firstly / Subsequently / Finallyİlk olarak / Ardından / Son olarak
Basamakları sıralar; süreç ve yöntem yazılarında kullanılır.
Firstly, the sample was weighed. Subsequently, it was dissolved in water.
Tanım yazma
X is a [class] that / which [feature].X, [özellik] taşıyan bir [sınıf]tır.
Akademik tanımın temel kalıbıdır: önce ait olduğu sınıf, sonra onu ayıran özellik.
An enzyme is a protein that speeds up chemical reactions.
X is defined as ... / X refers to ...X ... olarak tanımlanır / X ... anlamına gelir.
Daha resmî tanım kalıplarıdır.
Homeostasis is defined as the maintenance of a stable internal environment.
Süreç ve edilgen yapı
X is produced / secreted / synthesised by Y.X, Y tarafından üretilir / salgılanır / sentezlenir.
Bilimsel yazıda işi yapan değil süreç önemlidir; bu yüzden şimdiki zaman edilgen yapı kullanılır.
Insulin is secreted by the beta cells of the pancreas.
X is transported to / absorbed into Y.X, Y'ye taşınır / emilir.
Madde hareketini anlatan edilgen kalıplardır.
Glucose is absorbed into the blood in the small intestine.
The samples were + V3 (methods)Örnekler ... edildi (yöntem)
Lab raporunun yöntem bölümü geçmiş zaman edilgen yazılır.
The samples were centrifuged at 3000 rpm for ten minutes.
Karşılaştırma
Unlike X, Y ...X'in aksine, Y ...
Farkı cümlenin başında vurgular.
Unlike skeletal muscle, smooth muscle is involuntary.
Both X and Y ...Hem X hem Y ...
Benzerliği belirtir.
Both DNA and RNA are nucleic acids.
X is larger / more ... than Y.X, Y'den daha büyük / daha ...
Kısa sıfatlar -er, uzun sıfatlar more ile karşılaştırılır.
The left ventricle is thicker than the right ventricle.
Sebep ve sonuç
X leads to / results in / causes Y.X, Y'ye yol açar / Y ile sonuçlanır.
Nedenden sonuca giden cümleler için kullanılır.
Vitamin C deficiency leads to scurvy.
Y is caused by / results from X.Y, X'ten kaynaklanır.
Sonuçtan nedene giden cümleler için kullanılır. results in ile results from'u karıştırma.
Scurvy is caused by vitamin C deficiency.
İpucu: results in = sonuç doğurur; results from = -den kaynaklanır.
Grafik ve tablo yorumu
The graph / table shows ...Grafik / tablo ... gösteriyor.
İlk cümlede ne, nerede, ne zaman ölçüldüğünü söyle; verileri kopyalama, yorumla.
The graph shows changes in heart rate before and after exercise.
X rose sharply from A to B.X, A'dan B'ye keskin biçimde yükseldi.
Değişimi fiil + zarf ile anlat: rose sharply, fell slightly, increased steadily.
Heart rate rose sharply from 70 to 140 beats per minute.
X reached a peak of ... / remained stable at ...X ... ile zirveye ulaştı / ... seviyesinde sabit kaldı.
En yüksek noktayı ve sabit dönemleri belirtir.
Body temperature reached a peak of 39.2 °C at 8 p.m.
approximately / just over / just underyaklaşık / biraz üzerinde / biraz altında
Rakamları yuvarlarken akademik ve doğru kalmak için kullanılır.
Approximately 60% of the body is water.
Görüş yazısı (essay)
It is widely believed that ...Yaygın olarak ... olduğu düşünülür.
Giriş paragrafında genel görüşü vermek için kullanılır.
It is widely believed that prevention is better than cure.
On the one hand ... On the other hand ...Bir yandan ... Öte yandan ...
İki tarafı dengeli biçimde tartışır.
On the one hand, online learning is flexible. On the other hand, it reduces practical experience.
In conclusion, ...Sonuç olarak, ...
Son paragrafı başlatır; ana görüşü yeniden ve farklı kelimelerle ifade eder.
In conclusion, both theory and practice are essential in medical education.
may / might / appears to / is likely to-ebilir / görünüyor / muhtemelen
Akademik dilde kesin olmayan iddialar yumuşatılır (hedging).
These results suggest that exercise may reduce blood pressure.
İpucu: Kesin kanıt yoksa “proves” yerine “suggests” yaz.
Resmî e-posta
Dear Dr / Professor Surname,Sayın Dr. / Prof. Soyadı,
Hocaya yazarken unvan ve soyadı kullanılır; “Hi teacher” yazılmaz.
Dear Professor Aydın,
I am writing to ask about / to request ...... hakkında bilgi almak / ... talep etmek için yazıyorum.
E-postanın amacını ilk cümlede belirtir.
I am writing to ask about the date of the anatomy practical exam.
I would be grateful if you could ...... yapabilirseniz minnettar olurum.
Kibar ve resmî rica kalıbıdır.
I would be grateful if you could send me the lecture slides.
Please find attached ...Ekte ... bulabilirsiniz.
Ek gönderirken kullanılır.
Please find attached my lab report.
I look forward to hearing from you. Kind regards,Yanıtınızı bekliyorum. Saygılarımla,
Kapanış cümlesi ve selamlamadır; altına ad, soyad, sınıf ve öğrenci numarası yazılır.
Thank you for your time. I look forward to hearing from you. Kind regards, Elif Kaya
Lab raporu
The aim of this experiment was to ...Bu deneyin amacı ... idi.
Rapora giriş cümlesidir; geçmiş zamanla yazılır.
The aim of this experiment was to measure the effect of exercise on heart rate.
The results show that ...Sonuçlar ... olduğunu gösteriyor.
Bulguları özetler; yorum katmadan veri verir.
The results show that heart rate increased after exercise.
These findings suggest that ...Bu bulgular ... olduğunu düşündürüyor.
Tartışma bölümünde bulguları yorumlamak için kullanılır.
These findings suggest that the sympathetic nervous system is activated during exercise.
Sık karıştırılan kelimeler ve yapılar
| Kalıp | Karıştırılan | Fark |
|---|---|---|
| affect | effect | affect fiildir (etkilemek): Smoking affects the lungs. effect isimdir (etki): the effect of smoking. |
| because | because of | because + cümle (because the patient was dehydrated); because of + isim (because of dehydration). |
| However | Although | However iki ayrı cümleyi bağlar ve virgül alır; although tek cümle içinde kullanılır ve but ile birlikte gelmez. |
| results in | results from | X results in Y: X, Y'ye yol açar. Y results from X: Y, X'ten kaynaklanır. |
| e.g. | i.e. | e.g. örneğin (for example); i.e. yani, başka bir deyişle (that is). |
| Yours sincerely | Yours faithfully | İngiliz yazışmasında alıcının adını biliyorsan (Dear Dr Smith) sincerely, bilmiyorsan (Dear Sir or Madam) faithfully kullanılır. Hocalara yazarken “Kind regards” da uygundur. |
Yazılı sınav görevleri ve model metinler
Önce görevi kendin yap, sonra “Model cevabı göster”e bas ve kalıpları karşılaştır.
Görev 1. Write a definition paragraph: What is homeostasis? (80–100 words)
Tanım paragrafı yaz: Homeostaz nedir? (80–100 kelime)
Model cevabı göster
Homeostasis is defined as the maintenance of a relatively stable internal environment despite changes outside the body. It is achieved mainly by negative feedback mechanisms. In a negative feedback loop, a receptor detects a change, a control centre processes the information, and an effector produces a response that reverses the change. For example, when body temperature rises, the hypothalamus triggers sweating and vasodilation, and as a result, the temperature returns to normal. Therefore, homeostasis is essential for the normal function of cells and organs.
Yapı: Tanım → mekanizma → örnek → sonuç cümlesi.
Görev 2. Describe how proteins are synthesised. Use the passive voice.
Proteinlerin nasıl sentezlendiğini edilgen yapı kullanarak anlat.
Model cevabı göster
Protein synthesis takes place in two main stages: transcription and translation. Firstly, during transcription, a section of DNA is copied into messenger RNA (mRNA) by RNA polymerase in the nucleus. The mRNA is then transported out of the nucleus into the cytoplasm. Subsequently, during translation, the mRNA is read by a ribosome in groups of three bases called codons. Each codon is matched by a transfer RNA (tRNA) molecule carrying a specific amino acid. Finally, the amino acids are joined by peptide bonds to form a polypeptide chain.
Yapı: is copied, is transported, is read, are joined: süreç yazısında şimdiki zaman edilgen.
Görev 3. Compare arteries and veins. (100–120 words)
Arterleri ve venleri karşılaştır. (100–120 kelime)
Model cevabı göster
Arteries and veins are both blood vessels, but they differ in structure and function. Arteries carry blood away from the heart, whereas veins carry blood towards it. Because arterial blood is under high pressure, arteries have thick, elastic walls with a well-developed tunica media. In contrast, veins have thinner walls and wider lumens. Unlike arteries, most veins contain valves, which prevent the backflow of blood. Furthermore, with the exception of the pulmonary arteries, arteries carry oxygenated blood, while veins, except the pulmonary veins, carry deoxygenated blood.
Yapı: Benzerlikle başla (Both / are both), sonra whereas, In contrast, Unlike ile farkları sırala.
Görev 4. The line graph shows a patient's body temperature over 16 hours: 37.0 °C at 8 a.m., a rise to 39.2 °C at 8 p.m., and a fall to 37.4 °C at midnight after paracetamol was given at 8 p.m. Describe the graph.
Çizgi grafik bir hastanın 16 saatlik vücut sıcaklığını gösteriyor: sabah 8'de 37,0 °C, akşam 8'de 39,2 °C'ye yükseliyor, akşam 8'de verilen parasetamolden sonra gece yarısı 37,4 °C'ye düşüyor. Grafiği anlat.
Model cevabı göster
The line graph shows a patient's body temperature over a 16-hour period, from 8 a.m. to midnight. At 8 a.m., the temperature was normal at 37.0 °C. It then rose steadily throughout the day and reached a peak of 39.2 °C at 8 p.m. After paracetamol was administered at this point, the temperature fell sharply and reached 37.4 °C by midnight. Overall, the graph shows a fever that developed during the day and responded quickly to an antipyretic.
Yapı: Giriş (ne, ne zaman) → başlangıç değeri → değişim ve zirve → müdahale sonrası → genel özet (Overall).
Görev 5. Opinion essay: Should medical schools teach communication skills in the first year? (180–220 words)
Görüş yazısı: Tıp fakülteleri iletişim becerilerini birinci sınıfta öğretmeli mi? (180–220 kelime)
Model cevabı göster
It is widely believed that the first year of medical school should focus on basic sciences such as anatomy and biochemistry. However, in my view, communication skills should also be taught from the very beginning. On the one hand, first-year students have a heavy workload, and some argue that communication training is more useful once students meet real patients. On the other hand, communication is a skill that develops slowly through practice. If students learn how to introduce themselves, ask open questions and listen actively in the first year, they will be more confident when they start clinical training. Furthermore, poor communication is a common cause of patient complaints and medical errors. Early training may therefore improve patient safety in the long term. In addition, these skills are useful in group work and presentations, which are already part of the first-year curriculum. In conclusion, although basic sciences remain the priority in the first year, communication skills should be introduced early and developed throughout medical education. This approach is likely to produce doctors who are both knowledgeable and patient-centred.
Yapı: Giriş + tez → karşı görüş (On the one hand) → kendi gerekçelerin (On the other hand, Furthermore, In addition) → sonuç (In conclusion).
Görev 6. Write a formal email to your lecturer asking for the slides of a missed lecture.
Kaçırdığın dersin slaytlarını istemek için hocana resmî bir e-posta yaz.
Model cevabı göster
Subject: Request for Histology Lecture Slides (12 March)
Dear Dr Yıldız,
I am writing to ask whether I could have the slides from your histology lecture on 12 March. Unfortunately, I was unable to attend because I had a hospital appointment. I would be grateful if you could send me the slides or let me know where I can find them. Thank you for your time and help. I look forward to hearing from you.
Kind regards,
Elif Kaya
Year 1, Student No: 2026101Yapı: Konu satırı → unvanlı hitap → amaç (I am writing to ...) → kısa gerekçe → rica (I would be grateful if ...) → kapanış ve kimlik bilgileri.
Görev 7. Write the aim, results and conclusion of a lab report on heart rate before and after exercise.
Egzersiz öncesi ve sonrası kalp hızı deneyinin amaç, sonuç ve yorum bölümlerini yaz.
Model cevabı göster
Aim: The aim of this experiment was to measure the effect of exercise on heart rate.
Results: The mean resting heart rate of the 20 participants was 72 beats per minute. After three minutes of step exercise, it rose to 128 beats per minute and returned to approximately 80 beats per minute after five minutes of rest.
Conclusion: The results show that heart rate increases during exercise and decreases gradually during recovery. These findings suggest that sympathetic activity increases during exercise to meet the higher oxygen demand of skeletal muscle.Yapı: Amaç geçmiş zaman; sonuçlar rakamlarla; yorumda “suggest” ve “may” ile hedging.
Ezberlemen gereken 6 kalıp
| Kalıp | Türkçesi | Örnek cümle |
|---|---|---|
| X is a [class] that [feature]. | X, [özellik] taşıyan bir [sınıf]tır. | An enzyme is a protein that speeds up chemical reactions. |
| X is produced by Y. | X, Y tarafından üretilir. | Bile is produced by the liver and stored in the gallbladder. |
| Unlike X, Y ... | X'in aksine, Y ... | Unlike arteries, veins contain valves. |
| X leads to Y. | X, Y'ye yol açar. | Chronic hyperglycaemia leads to damage to small blood vessels. |
| These findings suggest that ... | Bu bulgular ... olduğunu düşündürüyor. | These findings suggest that regular exercise may lower blood pressure. |
| I would be grateful if you could ... | ... yapabilirseniz minnettar olurum. | I would be grateful if you could check my report. |
saglikingilizcesi.com × MEDTALKS
Derste anlıyorsun, konuşurken takılıyor musun?
saglikingilizcesi.com, sağlık alanına özel İngilizce konuşma programları geliştiren MEDTALKS'un Türkiye temsilcisidir. Programlara sitemizden Türk lirası ile kaydolabilirsin.
DentTALKS: diş hekimliğine özel İngilizce
Koltuk başı iletişim, tedavi planını anlatma, hasta onamı ve klinik sunum için diş hekimliğine özel İngilizce konuşma programı.
Seviyeni öğren
Hangi programdan başlayacağını bilmiyorsan ücretsiz seviye testiyle İngilizce düzeyini birkaç dakikada öğren.
Sık sorulan sorular
Diş hekimliği Dönem 1'de hangi dersler var?
Birinci sınıfta temel tıp bilimleri (anatomi, fizyoloji, histoloji, biyokimya, biyoloji) ile diş anatomisi ve morfolojisi, ağız histolojisi ve dental terminoloji okutulur. Pek çok fakültede dersler komitelere bölünür; ders adları fakülteye göre değişebilir.
Diş anatomisi komitesine nasıl çalışmalıyım?
Önce FDI numaralamasını ve diş yüzeylerinin İngilizce adlarını (mesial, distal, buccal, lingual, occlusal) otomatikleştir; sonra her diş grubunu kök sayısı, tüberküller ve ayırt edici özellikleriyle karşılaştırarak çalış. Pratik sınavda dişi elinde tanımlarken kullanacağın İngilizce cümleleri sesli tekrar et.
Bu sayfadaki arama motoru nasıl çalışır?
Kutuya bir terimi İngilizce ya da Türkçe yazman yeterli; Türkçe karakter kullanmasan da bulur (örneğin “mitokondri” ya da “mitochondria”). Ders düğmeleriyle tek bir derse, tür düğmeleriyle yalnızca kavramlara, karıştırılanlara, sorulara ya da kalıplara daraltabilirsin. Sayfada diş anatomisi ve morfolojisi, ağız histolojisi ve dental terminoloji, tıbbi terminoloji, anatomiye giriş, histoloji ve embriyoloji, tıbbi biyoloji ve genetik, tıbbi biyokimya, fizyolojiye giriş notları var.
Notların PDF'ini nereden indirebilirim?
Sayfanın başındaki PDF kutusundan ücretsiz indirebilirsin. PDF'te bu sayfadaki tüm dersler, terimler, sık karıştırılanlar, sorular ve cevap anahtarı ile İngilizce kalıplar yer alır.
FDI sisteminde diş numarası nasıl okunur?
İlk rakam çeyreği gösterir: daimi dişlerde 1 sağ üst, 2 sol üst, 3 sol alt, 4 sağ alt; süt dişlerinde 5–8. İkinci rakam dişin orta hattan sırasıdır: 1 santral kesici, 3 kanin, 6 birinci büyük azı. Örneğin 46 sağ alt birinci büyük azı, 53 sağ üst süt kaninidir.
Diş gelişiminde hangi yapı hangi dokuyu oluşturur?
Mine organı (ektoderm) mineyi, dental papilla dentin ve pulpayı, dental folikül ise sement, periodontal ligament ve alveol kemiğini oluşturur. Kök şeklini Hertwig epitel kök kını belirler.
Tıbbi terimler nasıl daha kolay ezberlenir?
Terimi parçalarına ayırın: ön ek + kök + son ek. Örneğin “pericarditis” = peri- (çevresinde) + cardi (kalp) + -itis (iltihap), yani kalbi çevreleyen zarın iltihabı. Ön ek ve son ekleri öğrendiğinizde yüzlerce yeni terimi ezberlemeden anlayabilirsiniz.
Anatomi komitesinde yön terimleri nasıl sorulur?
Genellikle iki yapı verilir ve aralarındaki ilişki sorulur: “The knee is ___ to the ankle” gibi. Cevap verirken önce anatomik pozisyonu düşünün; uzuvlarda proksimal-distal, gövdede superior-inferior, orta hatta göre medial-lateral kullanılır.
Histoloji komitesinde en çok hangi konular sorulur?
Epitel çeşitleri ve bulundukları yerler, kollajen tipleri, kıkırdak çeşitleri, kemik hücreleri, üç kas tipinin farkları, miyelin yapan hücreler ve gelişimin ilk üç haftası en sık sorulan konulardır. Bu yazıdaki 'Sık karıştırılanlar' tablosu bu konuların özetidir.
Mitoz ile mayoz arasındaki fark nedir?
Mitoz tek bölünmeyle iki diploit ve genetik olarak özdeş hücre oluşturur. Mayoz art arda iki bölünmeyle dört haploit hücre oluşturur; profaz I'de krossing-over olduğu için oluşan hücreler genetik olarak farklıdır. Mitoz büyüme ve onarımda, mayoz gamet oluşumunda görülür.
Yarışmalı ve yarışmasız inhibisyon nasıl ayırt edilir?
Yarışmalı inhibisyonda Km artar, Vmax değişmez ve fazla substratla inhibisyon aşılabilir. Yarışmasız inhibisyonda Vmax azalır, Km değişmez ve substrat artırmak işe yaramaz. Lineweaver–Burk grafiğinde yarışmalı inhibitör doğruları y ekseninde, yarışmasız inhibitör x ekseninde kesişir.
Aksiyon potansiyelinin evreleri nelerdir?
Eşik değere ulaşılınca voltaj kapılı Na⁺ kanalları açılır ve depolarizasyon olur. Ardından Na⁺ kanalları inaktive olur, K⁺ kanalları açılır ve repolarizasyon gelir. K⁺ kanalları yavaş kapandığı için kısa bir hiperpolarizasyon görülebilir. Bu sırada hücre önce mutlak, sonra göreceli refrakter dönemdedir.
Sözlü sınavda soruyu anlamazsam ne demeliyim?
Sessiz kalmak yerine kibarca netleştirme iste: “Could you repeat that, please?”, “Sorry, what do you mean by ...?” ya da “Do you mean that ...?” Düşünmek için zaman gerekiyorsa “That's an interesting question. Let me think for a moment.” de ve ardından cevaba geç. Bu ifadeler sınavda puan kaybettirmez.
İngilizce yazılı sınavda en sık yapılan hatalar nelerdir?
Türk öğrencilerin en sık hataları: although ile but'ı aynı cümlede kullanmak, because ile because of'u karıştırmak, affect ile effect'i karıştırmak, süreç yazısında edilgen yapıyı kullanmamak, kısaltmalı yazmak (don't, it's) ve konu cümlesi olmayan paragraf yazmaktır. Akademik metinde kısaltma yerine tam biçim (do not, it is) kullan ve her paragrafı tek bir ana fikirle başlat.